Son Türk Devletinin Ülkücülere, Ülkücülerin ise İktidara susadığı  bir hakedişi tarihin ve zamanın haklı çıkardığı bir noktadayız.

Bu tarihi onurun  vakarını ve gururunu haklı olarak hakkı ile yaşaması ve  aziz Türk Milletinden karşılığını alması gereken Ülkücülerin, 

Türk Milletinin ve Devletinin son dönemindeki kritik ve hayati dönemecindeki üstlendiği yüksek şahsiyetli sorumluluk kültürüne  MHP ‘ nin nezdinde bu kutsal davaya gönül verenler için bir  mensubiyet şerefi ve onur meselesidir.

Bu onurdan dahili ve harici siyasi unsurların sembolik ve sloganik aforizmalar ile nemalanma çalışmaları ise metafordan ibaret olup hiç bir ülkücünün gönlünde ve dimağında kıymeti harbiyesi yoktur.!

Gerek Ülkeyi hasbel kader yönettikleri, son dönem iyice ayyuka çıkanların, Ülkenin beka problemi yaşamasında bariz hata ve veballeri olanların da Ülkücülerin Devlet ve Millet bekası noktasında ki haklı ve omurgalı duruşundan siyasi menfaat çıkarması bir hakkın tesliminden öte kimsenin hakkı değildir.

Gerekse hasbel kader ülkücü olmuş ve ülkücüler üzerinden geçinebildikleri oranınca ülkücü kalabilmiş, menfaatlerinin kesiştiği noktada ise teşkilat ve dava geleneklerine aykırı hareket ederek ülkücüleri şahsi hesapları noktasında bölünmenin, karmaşanın eşiğine sürüklemiş olanların da bu süreci fırsata dönüştürmesi de bir garabetten ibaret olup 

Ülkücülerin Dününde yer almayan taşıma suların geleceğinde bir hak iddasıda eşyanın tabiatına aykırıdır.! 

Kıymetli Ülküdaşlarım; 

Ülkücü olmanın bu gün haklı onurunu ve gururunu sizler gönül rahatlığı ile yaşayabilirsiniz.

Binlerce yıllık  Millet ve Devlet olma geleneğini, kültürünü referans alan ve 1965 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi olarak siyasi hayatına başlıyan akabinde 1969 yılında Milliyetçi Hareket Partisine dönüşüp, 80 ihtilaline kadar siyasi hayatını devam ettirmiş.

İhtilal ile birlikte kapatılıp akabinde 1983 yılında Muhafazakar Parti olarak yeniden kurulmuş 1985 yılında Milliyetçi Çalışma Partisine dönüşerek 1987 yılında siyasi yasakların kalkması ile asli lideri ALPARSLAN TÜRKEŞE, 1993 yılında ise isim değişikliği ile asli ismi MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ'ne kavuşmuş

52 yıllık bir siyasi hareket olarak yakın siyasi tarihimize binlerce yıllık tarihi vizyon,misyon ve sorumluluk eşliğinde mührünü vurmuş hareketimiziz ile nekadar övünsek azdır.

Ülkücünün Dünyevi Amentüsü niteliğinde ki Devlet ve Millet sadakati ve akaidi günümüze münhasır olmayıp ta kuruluşundan günümüze devamlılık arzeden takdire şayan bir hesapsızlıkla ne kadar gurur duysak azdır

Birilerinin tatlı su kahramanlığına sığınıp, salon ve misafir odası mücahidliği yaptığı dönemlerde, devleti ve milleti ağır sorgu sürecinden ve süzgecinden geçirdiği dönemde vakti geldiğinde kendisini bile yargılayacak olan Devletinin ve Milletinin herşeye rağmen yanında duruşu ile ne kadar onur duysak azdır.

Devlet ve Millet idaresinde, Türklüğe ve İslama hizmetde riya ve istirmardan uzak, kendi şahsi ve siyasi menfaatlerine ırak, Vatana kara sevdalı Ülkücülerin parayla,makamla, şöhretle satın alınamayacak can siperane mücadelesi ile ne kadar şeref duysak azdır.

Gün olup ülkücüleri yargılayanların, kutsal sembollerini ve fikirlerini sorgulayanların,aşağılayanların, dalga geçenlerin, bu gün Ülkücünün insafına ve insiyatifine fani kaderlerini endekslemelerinin, sembol ve sloganları ile meşruiyet arayışlarının, haklı vakarını ülkücüler olarak ne kadar yaşasak azdır.

Çünkü biz ne devleti, ne milleti nede herhangi bir zümre ve insanı ne aldattık nede onlara aldandık.

Belli makam ve itibarları elde edebilmek için ne değiştik,ne döndük,  ne kullandık, nede kullanıldık.

Belli kazançları elde edebilmek vede eldekileri kaybetmemek adına  ne takla attık, ne kimseye yaltaklandık nede ruhumuzu pazara çıkardık.

Velhasıl, Ülkenin, Milletin kaynaklarını ne kimseye peşkeş çektik, ne çaldık, ne çırptık, ne adımız hırsızlığa, ne de yolsuzluğa bulaştırdık.

Milletimizi yoksul bırakacak, batıya kuyrukluk zilletine sürükleyecek  ,devleti içeride sefalete, dışarıya karşı mahkumiyete ve mecburiyete sürükleyecek hiç bir vebalin altına imzamızı atmadık.

Devletin temellerini sarsa bilecek, devleti hayati zaafiyetlerin eşiğine getirebilecek ne bir zümreye, guruba ne ram ve alet olduk nede onlara imtiyaz hakkı tanıdık.

Garip ve gurabanın hakkı ve hukuku üzerinden, beytül malın mali değerleri üzerinden ne talana, ne yolsuzluğa ne hırsızlığa tenezzül ettik nede içimizden bazı nasipsizlerin tenezzülüne kol ve kanat gerdik.

Kim olursa olsun önce biz yargıladık, biz sorguladık ve aleme ibret olacakmışcasına biz aşağıladık ve tecrid ettik

Ve bunları yaşamış, yaşatmış olan ülkücülerin bununda haklı kıvancını yaşamaya hakkı vardır.

Ne liderimize taptık, ne hükümlerine ve şahsiyetine ilah-i bir anlam yükledik, nede müneccim kesilip kutsaliyet atfetmedik.

Doğrusuna doğru, yanlışına yanlış diyip, şirke yol açacak biata sürüklenmedik .

Bununda uhrevi mükafatı ile yetinmek ve övünmek kafi bize

Zikrini sessizce yapan, namazını tenhada kılan, zekatını aleme ifşa etmeyen, haccını turistik seyahate dönüştürmeyen, inanç ve idealizmini sokaklarda ıspanak fiyatına pazara çıkarıp kazanç elde etmeyen ölürkende arşın şahitliği ile yüksek sesle son nesefeste şehadet getiren

Kılıçkıranın,pehlivanoğlunun,önkuzunun,özmenin, ve devamındaki binlerin ve onların son sembolü çakıroğlunun  varisleri siz hesapsız ülkücüler haklı davanın haklı vakarını elbette hakediyorsunuz.

52 yıl önceki devlet ve millet için duruşunu asla değiştirmemiş olan, değişen şartlara ve koşullara rağmen kendi siyasi ve şahsi menfaatini, ülke menfaatine değişmemiş olan, Ülkesi için, can, mal,  sağlık, itibar, siyasi makam ve konum kaybetmeyi göz önüne alarak

Herşeye ve Herkese Rağmen.! Dünyevi Hernevi Menfaate Rağmen.!

Herdem ALLAH Diyen.! Herdem Kur'an Diyen.! Herdem Vatan Diyen.! Herdem Devlet Diyen.! Herdem Millet Diyen.! 

Ülkücülerin Sesini duymayanlar, temiz vicdanlarını hissetmeyenler,
Eşsiz ve Hesapsız yüreklerinin hakkını teslim etmiyenler sizlere sesleniyorum

Ülkenin Beka problemi ile karşı karşıya kalıp, içeriden ve dışarıdan hain unsurlarca arkadan harçenlenip ; olmakla-olmamak, varlıkla-yokluk, bölünmekle-bütünlük arasında ağır bir imtihandan geçtiği bu süreçte

Tarihin tekerrürüne tanıklık eden ve üstlendiği hayati sorumlulukla dünyada bir eşi ve benzeri olmayan bu feragatin,samimiyetin, sadakatin milletteki ve devletteki olması gereken hakkını ve karşılığını  ne zaman teslim edeceksiniz.!

Biiznillah bu bir HAK' tır.! Uhrevi Vebali MUHAKKAK' tır.!

Bu hakkı teslim etmeyenler UTANACAKTIR.!

Şimdi ise artık

SÖZ MİLLETTE.! SIRADA ÜLKÜCÜ HAREKETTE.!

Olması dileklerimle...

Cümle Ülkücü ve Vatan Şehitlerimizi Rahmet ve Minnetle Anıyoruz, Şefaatlerine ve Şehadetlerine, nail ve dahil olabilmeyi Zül Celalden niyaz ediyorum.

selam-saygı-dua

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Mahkeme, Savcılık veya Emniyet Müdürlüğü talebiyle, IP no ve diğer bilgiler verilir.