ABD'de şok: ICE krizine Obama ve Clinton da el attı, Trump'a sert tepki!
- 8 / 1
ABD'de federal göçmenlik ve güvenlik güçleri ICE'nin (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) operasyonları, iki kişinin ölümüyle sonuçlanınca ülkede büyük bir öfke dalgası yükseldi. Eski başkanlar Barack Obama ve Bill Clinton, Trump yönetiminin politikalarını sert bir dille eleştirerek halkı sesini yükseltmeye çağırdı.
- 8 / 2
Eski ABD Başkanı Bill Clinton, Minnesota'nın Minneapolis kentinde ICE güçlerince iki kişinin vurularak öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada, yetkililerin gerçeği çarpıttığını savundu. Barışçıl protestoculara ve vatandaşlara yönelik gözaltı, dayak ve biber gazı gibi uygulamaların 'korkunç' ve 'kabul edilemez' olduğunu belirten Clinton, Amerikan halkına demokrasiyi savunmak için seslerini yükseltme çağrısında bulundu.
- 8 / 3
Eski ABD Başkanı Barack Obama ve eşi Michelle Obama da hayatını kaybeden Alex Pretti için 'yürek burkan bir trajedi' yorumunu yaptı. Olayın, ABD'nin temel değerlerinin giderek daha fazla tehdit altında olduğuna dair ciddi bir uyarı olduğunu belirten Obama çifti, federal göçmenlik görevlilerinin yasal ve hesap verebilir şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Minnesota'daki uygulamaların bunun tam tersi olduğunu, maskeli ICE ekiplerinin korkutucu taktiklerinin haklı bir öfke yarattığını dile getirdiler. Trump yönetimini gerilimi tırmandırmakla suçlayan Obama'lar, ölümlere ilişkin kamuoyuna sunulan açıklamaların ciddi bir soruşturmaya dayanmadığını savunarak yönetimi eyalet ve yerel yetkililerle iş birliği yapmaya çağırdı.
- 8 / 4
ABD Başkanı Donald Trump ise, ICE ekiplerince gözaltına alınmaya çalışılırken vurulan iki kişinin ölümünden Demokratları sorumlu tuttu. Bu gelişmelerin ABD demokrasisi için bir kırılma noktası olup olmayacağı konusunda Türkiye'nin eski Los Angeles Başkonsolosu Gülru Gezer ve Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fatma Yeşilkuş, süreci Milliyet.com.tr'ye değerlendirdi. Gezer, ABD'nin dünyaya demokrasi dersi veren bir ülke olmaktan çıkıp hukuk dışı uygulamalara yönelmesinin 'esef verici' olduğunu belirtirken, Yeşilkuş ise Obama ve Clinton'ın açıklamalarının, Demokrat Parti tabanına moral verme ve Cumhuriyetçilerin sert göç politikalarına karşı bir söylem üretme çabası olduğunu ifade etti. Yeşilkuş ayrıca, bu durumun 2026 ara seçimleri ve 2028 başkanlık seçimleri için politik sermaye yaratma stratejisinin bir parçası olabileceğini ekledi. Gezer, Trump yönetiminin gerekli tedbirleri almaması ve hukuk dışı uygulamalarına devam etmesi halinde ülke genelinde gösterilerin artabileceği uyarısında bulundu. Dr. Yeşilkuş ise, şiddetin cezasız kalmasının demokrasileri zayıflattığını ve Minneapolis'teki olayların, federal gücün eyalet egemenliği üzerindeki baskısını kanıtlama çabası olarak görülebileceğini belirtti. Bu durumun yönetim açısından 'büyük bir alarm' olduğunu vurguladı. George Floyd protestolarıyla karşılaştırıldığında, mevcut durumun henüz ulusal bir sivil itaatsizlik dalgası seviyesinde olmadığını ancak yayılma potansiyeli taşıdığını ifade etti.
- 8 / 5
- 8 / 6
- 8 / 7
- 8 / 8







