İsrail'de tartışma: Türkiye'nin Gazze'deki rolü zafer mi, felaket mi?
- 4 / 1
Beyaz Saray, Gazze'deki ateşkes sürecinin ikinci aşamasına geçildiğini duyurdu. Bu kapsamda, 'Barış Kurulu' üyeleri ve geçiş sürecini yönetecek 'Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi' başkanı belirlendi. ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 maddelik barış planına atıfta bulunulan açıklamada, komite başkanlığına Filistin Yönetimi'nin eski Planlama Bakan Yardımcısı Dr. Ali Şaat'ın getirildiği ifade edildi.
- 4 / 2
Yeni oluşturulan Barış Kurulu'nda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Jared Kushner, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, Marc Rowan, Ajay Banga ve Robert Gabriel gibi önemli isimler görev alacak. Ayrıca, Gazze'deki yönetişim ve hizmetleri desteklemek amacıyla kurulan 'Gazze Yürütme Kurulu'na Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Steve Witkoff, Jared Kushner, Tony Blair, BAE Bakanı Reem Al-Hashimy, Katarlı diplomat Ali Al-Thawadi, Mısır istihbarat şefi Hassan Rashad, Marc Rowan, Nickolay Mladenov, Yakir Gabay ve Sigrid Kaag gibi isimler dahil edildi.
- 4 / 3
İsrail medyasına yansıyan haberlere göre, Başbakan Binyamin Netanyahu, Türkiye ve Katar'ın 'Barış Konseyi'ne dahil edilmesini sert bir dille eleştirdi. Bunun ardından kabine, 18 Ocak 2026 Pazar akşamı gergin bir toplantı gerçekleştirdi. Netanyahu'nun bu tepkisinin ABD ile önceden koordine edildiği ifade edildi. Toplantıda birçok bakan, Gazze'de 'Barış Konseyi' kurulmasının güvenlik açısından 'sorumsuz bir adım' olduğunu dile getirdi. Bazı bakanlar ise bu durum karşısında hayal kırıklığı yaşadı. Netanyahu'nun, bakanları sakinleştirmek amacıyla Trump'tan aldığı güvenceleri paylaştığı belirtildi.
- 4 / 4
İsrail medyasında konuyla ilgili dikkat çekici yorumlar yapıldı. Channel 14, Gazze'de Türk askeri varlığının İsrail'i 'sıfır noktasına' geri götürebileceği uyarısında bulundu. Analist Ben Menachem, Türkiye ve Katar'ın katılımını 'açıkça olumsuz' olarak değerlendirerek, sürecin İsrail'i başlangıç noktasına döndürebilecek 'korkunç bir senaryo' içerdiğini belirtti. Maariv gazetesi ise, Türkiye'nin bölgesel etkisinin Washington tarafından göz ardı edilemeyeceğini vurguladı. Gazeteci Ben Caspit'in yazısında ise Netanyahu'nun bu konudaki ısrarının Türkiye'nin 'tam zaferine' yol açtığı ve bunun Tel Aviv'de siyasi bir çöküşe işaret ettiği öne sürüldü.







