ABD'de Donald Trump yönetiminin yeniden göreve gelmesiyle hız kazanan kitlesel sınır dışı operasyonları, insan hakları ihlallerini de beraberinde getiriyor. 22 Ocak 2026'da Washington Post'ta yer alan ve Minnesota'daki dondurucu soğukta bir kamyon arkasında bekleyen 5 yaşındaki Liam'ın yüzündeki dehşeti yansıtan fotoğraf, büyük bir infiale yol açtı. Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanlarının, küçük çocuğu ailesini yakalamak için bir tür 'canlı kalkan' veya 'yem' olarak kullanması sert eleştirilere neden oldu. Ajanlar, evdeki ebeveynlerini dışarı çıkarmak amacıyla küçük Liam'ı kapıyı çalmaya zorlayarak operasyonel bir taktik aracı olarak kullandı.
ÇOCUKLARIN İNSANLIK DIŞI AMAÇLARLA KULLANILMASI
Columbia Heights okul bölgesi yetkilileri ve yerel aktivistler, bir çocuğun bu şekilde kullanılmasına tepki göstererek durumu 'iğrenç ve etik dışı' olarak nitelendirdi. Liam Conejo Ramos ve babası, evlerinden alındıktan sonra 2.000 kilometre uzaklıktaki Teksas, San Antonio'daki bir gözaltı merkezine nakledildi. Bu durum, bölgedeki protestoların dozunu daha da artırdı. İnsan hakları örgütleri, ICE'ın operasyonel başarı adına çocukları ve sivilleri tehlikeye atan bu tür stratejilerinin derhal durdurulması çağrısında bulunuyor. Minnesota'daki yerel yönetimler ise bu operasyonda yer alan ajanlar hakkında federal hükümetten soruşturma başlatılmasını talep ediyor.
ICE'IN TARTIŞMALI GEÇMİŞİ VE RÜMEYDA ÖZTÜRK VAKASI
ICE, sert ve orantısız güç kullanımı nedeniyle uzun yıllardır eleştiri oklarının hedefinde yer alıyor. Özellikle Türk kamuoyunun yakından tanıdığı Rümeyda Öztürk vakası, bu yöntemlerin ne kadar ileri gidebileceğinin somut bir örneğini teşkil ediyor. Tufts Üniversitesi'nde doktora eğitimi alan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk, 25 Mart 2025'te Massachusetts, Somerville'deki evinden çıktığı sırada ICE ekipleri tarafından gözaltına alınmıştı. Hukuksuz olduğu iddia edilen bu gözaltı sürecine ABD'li Senatör Bernie Sanders gibi isimlerden de tepkiler gelmişti. Yaklaşık 45 gün gözaltında tutulan Öztürk, federal mahkemenin 'delil yok' kararıyla Mayıs 2025'te kefaletle serbest bırakıldı. Aralık 2025'te federal mahkeme, ICE'ın Öztürk'e yönelik işlemlerini 'keyfi ve hukuka aykırı' bularak öğrenci statüsünün geriye dönük olarak iade edilmesine hükmetti.



