DÜNYA
Yayınlanma : 30 Ocak 2026 15:19

ABD-İran geriliminde nefesler tutuldu: Olası 7 senaryo şok etkisi yaratıyor!

ABD-İran geriliminde nefesler tutuldu: Olası 7 senaryo şok etkisi yaratıyor!
ABD-İran geriliminde olası 7 senaryo masaya yatırıldı. Saldırı sonrası rejim değişikliği, statükonun korunması, asimetrik savaş tehdidi ve iç çatışma riski öne çıkıyor. Bölgesel istikrar için belirsizlik sürüyor.

ABD güçlerinin İran etrafında yoğunlaşmasıyla birlikte dünya, adım adım artan bir gerilimle diken üstünde bekliyor. BBC Türkçe'nin derlediği ve dikkat çekici olasılıkları ortaya koyan senaryolar, bölgedeki olası gelişmelere ışık tutuyor.

ABD Saldırısı ve Sonrası Muhtemel Gelişmeler

ABD'nin gerçekleştirebileceği sınırlı ve hassas hava saldırıları, İran İslam Devrim Muhafızları (IRGC) ve ona bağlı Besiç birimlerinin üslerini, balistik füze tesislerini ve nükleer programını hedef alabilir. Bu durum, iyimser bir senaryoda rejimin devrilip demokrasiye geçişi getirebilir. Ancak Irak ve Libya deneyimleri, askeri müdahalelerin ardından kaos ve kan dökülmesinin kaçınılmaz olabileceğini gösteriyor. Suriye örneği ise, Batı müdahalesi olmadan gerçekleşen devrimlerin daha olumlu sonuçlar verebileceğine işaret ediyor. Bir diğer ihtimal ise, ABD müdahalesinin rejimi değiştirmeden politikaları yumuşatması, yani "Venezuela modeli" olarak adlandırılan bir durumun ortaya çıkması. Bu modelde İslam Cumhuriyeti varlığını sürdürürken, bölgesel milislere desteğin azaltılması, nükleer programın kısıtlanması ve protestoların bastırılma yöntemlerinin yumuşatılması beklenebilir. Ancak bu senaryonun gerçekleşme olasılığı düşük görülüyor zira rejim, 47 yıldır değişime dirençli bir tutum sergiliyor.

Statükonun Devamı ve Kaos Riski

Birçok uzman, mevcut statükonun korunmasının en muhtemel sonuç olduğunu düşünüyor. Rejimin halk tarafından sevilmemesi ve protesto dalgalarıyla zayıflaması, ancak statükodan çıkarı olan geniş bir güvenlik aygıtının varlığını sürdürmesi, devrimin önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Muhaliflere önemli bir geçiş yaşanmaması ve iktidardakilerin sınırsız şiddet kullanma eğilimi, bu durumu destekliyor. Herhangi bir ABD saldırısı sonrası yaşanacak kaosta, İran'ın Devrim Muhafızları kontrolünde bir askeri yönetime geçmesi de olası senaryolar arasında. İran, ABD saldırılarına karşılık vereceğini belirtirken, Basra Körfezi'ndeki ABD üslerini ve müttefik ülkeleri hedef alabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, küresel denizcilik ve petrol arzı için ciddi bir tehdit oluşturabilir. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, dünya ticaretini ve petrol fiyatlarını doğrudan etkileyecektir.

Asimetrik Savaş ve İç Çatışma Tehlikesi

İran'ın ABD Donanması'na karşı asimetrik savaş yöntemleri kullanabileceği, insansız hava araçları ve hızlı torpido botlarıyla toplu saldırılar düzenleyebileceği belirtiliyor. Bir ABD savaş gemisinin batırılması veya mürettebatının yakalanması, ABD için büyük bir prestij kaybı olur. Geçmişte USS Cole ve USS Stark gemilerine yönelik saldırılar, bu tür senaryoların ciddiyetini gözler önüne seriyor. En büyük endişelerden biri ise, Suriye, Yemen ve Libya'da yaşananlara benzer bir iç savaşın İran'da patlak vermesi. Bu durumda etnik gerilimlerin silahlı çatışmaya dönüşme riski bulunuyor. Ortadoğu'nun büyük bir kısmı, İran'ın yıkılmasını memnuniyetle karşılasa da, yaklaşık 93 milyonluk nüfusuyla bu büyük ülkenin kaosa sürüklenmesi ve yaratacağı insani kriz ile mülteci sorunu, kimsenin istemediği bir durum.