DÜNYA
Yayınlanma : 07 Ocak 2026 14:04

ABD kovalamacasına Rus donanmasından müdahale: Tanker koruma altına alındı

ABD kovalamacasına Rus donanmasından müdahale: Tanker koruma altına alındı
ABD'nin İran petrolü taşıdığı iddiasıyla peşine düştüğü tankere Rus donanması müdahale etti. Rusya, geminin uluslararası hukuka uygun seyrettiğini ve ABD'nin ilgisini orantısız bulduğunu belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri'nin peşinde olduğu ve İran petrolü taşıyarak yaptırımları delmekle suçladığı bir tanker, Rus donanması tarafından koruma altına alındı. Rus savaş gemileri ve bir denizaltı, Atlas Okyanusu'nda bu tankere eşlik etmek üzere bölgeye gönderildi.

Tankerin Kimliği ve Takip Süreci

Türkiye merkezli bir şirkete ait olan ve daha önce Bella-1 olarak bilinen, sonrasında ismini Marinera olarak değiştiren tanker şu anda İzlanda ile İngiltere arasındaki sularda seyrediyor. ABD makamları, geminin İran petrolü taşıdığına dair suçlamalarda bulunuyor ve geçen ay Karayipler'de Sahil Güvenlik ekiplerinin gemiye çıkma girişimlerinin başarısız olduğunu belirtti. Washington yönetimi, tankeri batırmak yerine ele geçirmeyi hedeflediğini ifade etti. Bölgedeki askeri hareketlilik, ABD'ye ait nakliye uçakları ve helikopterlerinin varlığıyla daha da arttı.

Rusya'dan Açıklama ve Uluslararası Hukuk Vurgusu

Geçmişte Venezuela ham petrolü taşıyan tanker, artık Rus bayrağı altında koruma altında. Rusya Dışişleri Bakanlığı, geminin uluslararası deniz hukuku normlarına uygun şekilde Rusya Federasyonu bayrağı altında seyrettiğini açıkladı. Daha önce net bir bayrağı olmayan ve ABD Sahil Güvenliği tarafından takip edilirken gövdesine boya ile Rusya bayrağı çizdiği belirtilen tankerle ilgili olarak Rusya, barışçıl statüsüne rağmen gemiye yönelik ABD ve NATO kaynaklı artan ilgiyi orantısız bulduğunu dile getirdi. Bakanlık yetkilileri, seyrüsefer özgürlüğüne bağlılıklarını beyan eden Batılı ülkelerin bu ilkeye kendilerinin de uymasını beklediklerini sert bir dille ifade etti. Denizcilik uzmanları ise isim veya bayrak değişiminin ABD yaptırımlarını durdurmaya yetmeyeceğini, geminin gerçek kimliğinin mülkiyet ağları ve yaptırım geçmişiyle belirlendiğini vurguluyor.