DÜNYA
Yayınlanma : 14 Şubat 2026 07:08

Almanya'dan Suriyeli teröristlere 'tartışmalı' davet: Türkiye'nin hassasiyeti göz ardı edildi mi?

Almanya'dan Suriyeli teröristlere 'tartışmalı' davet: Türkiye'nin hassasiyeti göz ardı edildi mi?
Almanya'da düzenlenen konferansta ABD Dışişleri Bakanı ile Suriye Dışişleri Bakanı'nın, SDG elebaşı Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile görüşmesi Türkiye'de tepkilere neden oldu. Uzmanlar, Almanya'nın Türkiye'nin hassasiyetini göz ardı ettiğini

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Suriye Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani, bir konferans kapsamında bir araya geldi. Bu önemli görüşmede, Suriye heyetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) elebaşı Mazlum Abdi ve Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed'in de yer alması dikkat çekti.

Suriye'den Açıklama ve ABD'nin Desteği

Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, görüşmede yerel ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı, Suriye'nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünün altının çizildiği belirtildi. ABD'nin, Suriye hükümetine, SDG ile yakın zamanda imzalanan entegrasyon anlaşması ve Suriye devletinin DAEŞ ile mücadele çabalarına desteğini yinelediği aktarıldı. Bu gelişmenin ardından ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, görüşme fotoğrafını "Bir resim bin kelimeye bedeldir - yeni bir başlangıç" notuyla sosyal medyada paylaşarak olaya uluslararası bir boyut kazandırdı.

Uzmanlardan Sert Tepki: 'Zamanın Ruhuyla Aykırı'

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan, Almanya'nın bu daveti "zamanın ruhuna aykırı" olarak nitelendirdi. Aslan, "Suriye'de SDG diye bir şey kalmadı, YPG var. YPG de bir terör örgütü. Almanya, Mazlum Abdi ve diğer teröristlerle zaten irtibat içindeydiler." diyerek, bu tür bir buluşmanın terör örgütü mensuplarını meşrulaştırdığını savundu. Aslan, Almanya'nın, ittifak halinde olduğu Türkiye'nin hassasiyetini dikkate alması gerektiği çağrısında bulundu. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve DEHUKAM Baş Araştırmacısı Prof. Yücel Acer ise konunun siyasi boyutuna dikkat çekerek, normal şartlarda kırmızı bültenle aranan bir kişinin gözaltına alınıp yargılanması veya iade edilmesi gerektiğini, ancak Almanya'nın bu durumdaki siyasi yükümlülüğünün farklı olduğunu ifade etti.