Alman polisi, Berlin'de enerji altyapısına yönelik gerçekleştirilen bir saldırının ardından polise gönderilen mektubun, "özgün fail bilgileri" içermesi nedeniyle gerçek kabul edildiğini duyurdu.

ÇOK SAYIDA SALDIRIYLA İLİŞKİLENDİRİLİYOR
Almanya iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) raporlarına göre, Volkan Grubu, 2011 yılından bu yana Berlin ve Brandenburg eyaletinde, aralıklarla kritik altyapılara yönelik kundaklama ve sabotaj eylemleri gerçekleştiriyor. Bu grup, "çevreci" söylemlerle demir yolu hatları, enerji nakil kabloları, telekomünikasyon altyapısı ve sanayi tesisleri gibi birçok hedefe saldırılar düzenlemiş durumda. Alman güvenlik makamları, Volkan Grubu'nu kendisini "antikapitalist ve ekolojik mücadele" olarak tanımlayan, "şiddet yanlısı anarşist" bir yapı olarak değerlendiriyor.
GRUP, SALDIRILARI MEŞRU GÖRÜYOR
Grup, enerji altyapısını "kapitalist sistemin ve fosil ekonominin temel dayanağı" olarak gördüğünü ve bu nedenle saldırılarını meşru saydığını savunuyor. Çeşitli eylemleri sonrası yayımladığı metinlerde, enerji şirketleri ve teknolojik altyapıları, "yeşil kapitalizm", "sömürgecilik" ve "doğanın tahribatı" ile ilişkilendiriyor. BfV, grubun eylemlerini, aşırı sol çevrelerde yürütülen ve enerji altyapısını hedef alan "Switch off" adlı kampanya çerçevesinde değerlendiriyor. Bu kampanya, iklim krizine karşı devlet politikalarını tamamen reddederek enerji ağırlıklı sanayi ve altyapının "sabotaj yoluyla durdurulmasını" savunuyor.
KAÇ KİŞİDEN OLUŞTUĞU BİLİNMİYOR
BfV raporlarına göre, Volkan Grubu'nun kaç kişiden oluştuğu ve nasıl bir örgütlenme biçimine sahip olduğu tam olarak bilinmiyor. Güvenlik yetkilileri, yıllar içinde yayımlanan bildirilerin dil ve içerik açısından büyük benzerlikler göstermesi nedeniyle "kısmen veya tamamen aynı yazar çevresine" işaret ettiğini belirtiyor. Ayrıca, grup eylemlerinde sık sık İzlanda'daki yanardağların isimlerine atıf yapıyor. Grubun, İzlanda'daki yanardağların isimlerini kullanması, daha önce yaşanan volkanik patlamaların uluslararası uçuşlarda büyük kaosa yol açmasına sembolik bir gönderme olarak değerlendiriliyor. Son olarak, grup, 2021 ve 2024 yıllarında Tesla fabrikasının elektrik altyapısına yönelik saldırılarla da gündeme gelmişti.


