EKONOMİ
Yayınlanma : 01 Şubat 2026 08:34

Altın ve gümüşte şok düşüş: Küçük yatırımcı ne yapmalı?

Altın ve gümüşte şok düşüş: Küçük yatırımcı ne yapmalı?
Altın ve gümüşte haftanın ilk günlerinde yaşanan sert yükselişin ardından, doların güçlenmesiyle büyük düşüşler yaşandı. Uzmanlar, panik yapmamayı ve portföy çeşitlendirmeyi öneriyor.

Haftanın ilk günlerinde güçlü bir yükseliş trendi yakalayan altın ve gümüş, doların küresel piyasalarda değer kazanmasıyla birlikte sert bir düşüşe geçti. Bu ani fiyat hareketliliği, özellikle küçük yatırımcılar arasında tedirginliğe neden oldu.

GRAM ALTIN VE GÜMÜŞTE YÜZDE 30'U AŞAN KAYIPLAR

Kısa sürede bin liraya yakın bir artış gösteren gram altın, sadece bir günde yüzde 10'dan fazla değer kaybederek hafta başındaki seviyelerinin altına geriledi. Benzer bir durum gümüş fiyatlarında da yaşandı. Gümüşteki düşüş oranı yüzde 30'u aşarak yatırımcıların endişelerini artırdı. Bu dalgalanmalar, piyasalardaki belirsizliği daha da derinleştirdi.

UZMANLARDAN PANİK YAPMAMA UYARISI

Piyasalardaki bu sert dalgalanmalar karşısında birçok yatırımcı, kulaktan dolma bilgilerle veya tanıdık tavsiyeleriyle hareket etmenin doğruluğunu sorgulamaya başladı. Ekonomist Beste Uyanık, NTV'de yer alan değerlendirmesinde panik kararların en büyük risk olduğunu vurguladı. Uyanık, küresel belirsizlikler devam ettiği sürece altın ve gümüşün yatırımcının gündeminde kalacağını belirterek, "Hâlâ altın ve gümüşün devrindeyiz" dedi. Yatırımcıların en sık yaptığı hatalardan birinin tanımadıkları yatırım araçlarına yönelmek olduğunu belirten Uyanık, portföy çeşitlendirmenin önemine işaret etti. "Vatandaşlar yüzde 100 paralarını tek bir yatırım aracına yatırmamalı. Dağıtılmış bir portföy, dalgalı piyasalarda yatırımcıyı korur." diye ekledi. Uyanık ayrıca, tasarrufun elde kalan para yerine, ilk gelen parayla yapılmasının gerektiğini ve harcanan parayla tasarruf yapılmayacağını vurguladı. Bilinçli ve planlı yatırımın, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen uzun vadede önemini koruyacağını belirten uzmanlar, küçük yatırımcıların panik yerine bilgiye dayalı kararlar almasının bu dönemde en güçlü koruma kalkanı olacağını ifade etti.