Antalya'da yaşayan iş insanı Selçuk İkiz, emlakçı H.İ.A.'nın yönlendirmesiyle Döşemealtı Altınkale'de bulunan bir arsayı satın almak istedi. İddiaya göre H.İ.A., arsanın sahibi olarak tanıttığı B.B. ile emlakçı olduğu ileri sürülen B.S.'nin satış sürecini yönettiğini belirtti. Şüphelilerin, arsa üzerinde mahkemelik bir olay olduğunu ve kısa sürede sonuçlanacak bir dava bulunduğunu söyleyerek güven sağladığı aktarıldı. Bunun üzerine Selçuk İkiz, 1,5 milyon lira değerindeki aracını takas yoluyla şüphelilere devretti. Arsanın krokileri çizildi, parsel yeri gösterildi ve 'A parseli size verilecek' denilerek güven tesis edildi.
İKİ YIL SONRA ORTAYA ÇIKAN ACİ GERÇEK
Selçuk İkiz, yaklaşık iki yıl sonra yapılan incelemeler sonucunda satışa konu edilen yerin aslında orman arazisi olduğunu öğrendi. İkiz, kendisi dışında yedi kişinin daha aynı şekilde mağdur edildiğini fark etti. İkiz ve diğer yedi kişi, olayla ilgili on şüpheli hakkında 'Suç örgütü kurma' ve 'Nitelikli dolandırıcılık' suçlarından suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, söz konusu alanın orman vasfıyla tescil edildiği ve şüphelilerin bunu bildikleri halde gizledikleri ileri sürüldü. Şikayetçiler, şüphelilerin organize hareket ettiğini, aralarında görev dağılımı bulunduğunu ve aynı yöntemle birçok kişiyi mağdur ettiğini iddia etti.
DELİL NİTELİĞİNDEKİ VİDEO KAYITLARI
Şüphelilere ait olduğu iddia edilen bir videoda, ifade sırasında ne söylemeleri gerektiğini önceden aralarında konuştukları ve suçun varlığını ortaya koyabilecek nitelikte ses-görüntü kayıtlarının dosyaya delil olarak eklendiği belirtildi. Videodaki konuşmalarda, 'Bizden şikayetçi olmuşlar, bu işin üzerinde bayağı bir duruyorlar. Fazla dallanıp budaklanmamamız lazım. Ufak bir inceleme yapacaklar. Birbirinizi telefonla hat üzerinden değil, WhatsApp'tan arayın. Telefonlar takibe alınabilir. Allah'ın izniyle hiçbir şey olmaz' ifadelerinin yer aldığı kaydedildi. Öte yandan şüphelilerden birinin, 'Savcı beni niye çağırmadı' sorusuna, diğer şüphelinin 'Seni de çağıracak. Daha toy bir savcı, yeni gelmiş' karşılığını verdiği aktarıldı.
MAĞDURLARIN DRAMATİK İFADELERİ
Şüphelilerin kötü niyetle kendilerine yaklaştığını ileri süren Selçuk İkiz, 'Olaylar 2021 ve 2022 yıllarında oldu. Biz ticaretle uğraştığımız için, şahıslar maddi gücümüzün olduğunu bilerek bize karlı ticaretler yaptıracağını söyledi ve ilk etapta bir iki ticarette güven sağladı. Bu güveni kazandıktan sonra ailemize girip maddi gücümüzü öğrendi ve arsa önerdi. H.İ.A., arsanın üzerinde mahkemelik bir olay olduğunu, ancak hemen çözüleceğini söyleyip birkaç kişiyi örnek gösterdi. Bizimle görüştürdü. Bu süreç biraz da güvene dayalı ilerledi. Burasını almak için maddi açıdan bizi zorlayacak rakamlar ödedik ve beklemeye başladık. Şahıslara yer için 2021 yılında bizim ödediğimiz rakam 1,5 milyon liraydı. Ancak süreç iki yıl derken sürekli oyalama taktiği ile ilerledi. Sonradan öğrendik ki yerle ilgili aslında kazanılamayacağını bildikleri halde sırf bizi oyalamak için dava açmışlar. Milli Emlak üzerinden bilgiye ulaşamayacağımızı bildikleri için de bizi yıllarca beklettiler' diye konuştu. Şüpheliler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını kaydeden İkiz, 'Geçtiğimiz günlerde yerin tamamen ormana devredildiğini öğrendik. Bunun üzerine dava açmaya karar verdik. Tüm delilleri toparlayarak savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Bu noktadan sonra olayın peşini bırakmayacağız. Gereken cezaları alırlar. Bizden başka kimsenin mağdur olmasını istemiyoruz. Biz şu an 8-9 mağduruz. Daha farklı mağdurların da olduğunu düşünüyoruz. İçimizde 20 milyon lirasını veren var. Evini, tarlasını verenler oldu. Şu anda mağdur olup ailece sıkıntıya düşen, hatta boşanma aşamasına gelenler var. Toplamda bildiğimiz kadarıyla 40 milyon lira gibi bir ödeme söz konusu' dedi.



