DÜNYA
Yayınlanma : 19 Şubat 2026 13:33

Antarktika'da 5 milyon yıllık sır: Buzun altından fışkıran kızıl suyun gizemi çözüldü!

Antarktika'da 5 milyon yıllık sır: Buzun altından fışkıran kızıl suyun gizemi çözüldü!
Antarktika'da buzun altından fışkıran kızıl suyun, 5 milyon yıldır izole kalmış bir rezervuardan kaynaklandığı ve demir oksidasyonu sonucu renk aldığı belirlendi. Bölge, eşsiz ekosistemi nedeniyle sıkı koruma altında.

Antarktika'nın McMurdo Kuru Vadileri'nde gözlemlenen ve buzun altından periyodik olarak fışkıran kızıl su, bilim dünyasında heyecan yarattı. 2018 yılında kaydedilen nadir bir olayda, buzul üzerindeki takip cihazları bir püskürmeyi saptarken, kameralar da bu olağanüstü anı kaydetti. Bu gözlem, buzun altındaki gizemli sürecin işleyişine dair somut kanıtlar sundu.

BUZUN ALTINDAKİ BASINÇLI REZERVUAR

Buzun altında biriken devasa tuzlu su rezervuarları, artan basınç nedeniyle sistemin taşıma kapasitesini aştığında ani patlamalara yol açıyor. Buzulun muazzam ağırlığı ve yavaş hareketi, bu sıvıyı çatlaklara doğru iterek dışarıya salıyor. Tuzun donma noktasını düşürmesi sayesinde su, aşırı soğuklarda bile sıvı halde kalabiliyor. Yüzlerce yıllık donma süreçleri tuzları yoğunlaştırarak sıvının buz içinde hareket etmesini sağlarken, bu karışımın kimyasal yapısı buzul altındaki kaya ve tortular hakkında değerli bilgiler veriyor.

KIZIL RENGİN SIRRI: DEMİR OKSİDASYONU

Şelalenin ürkütücü kızıl renginin ardında tamamen kimyasal bir reaksiyon yatıyor. Buzun altından çıkan tuzlu su, yüksek miktarda demir elementi içeriyor. Bu su yüzeye ulaşıp hava ile temas ettiğinde oksijenle reaksiyona girerek dakikalar içinde kırmızı pas rengini alıyor. İlk kez 1911'de keşfedilen bu bölge, günümüzde Antarktika Koruma Planı kapsamında sıkı bir şekilde korunuyor.

5 MİLYON YILLIK İZOLE EKOSİSTEM

Hava taramaları ve buz delici radarlar, vadinin altında derin tuzlu su kanallarının varlığını ortaya koydu. Bilim insanları, bu tuzlu su rezervuarının yaklaşık üç ila beş milyon yıldır dış dünyadan izole bir şekilde buzun altında kaldığını düşünüyor. Bu benzersiz ve uç noktalardaki ortamda, oksijen yerine demir ve kükürt bileşiklerini kullanan özel mikroorganizmalar hayatta kalıyor. Bölgeye erişim, bu eşsiz ekosistemin ve mikroorganizmaların zarar görmemesi için uluslararası düzenlemelerle sıkı bir şekilde denetleniyor.