Amerika Birleşik Devletleri'nin ünlü gizli askeri üssü Area 51'de görev yaptığı iddia edilen saygın bir bilim insanının, ölüm döşeğindeyken yaptığı açıklamalar, dünya dışı yaşam formlarıyla ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi.

78 YAŞINDA ŞOK EDEN İTİRAFLAR
Eski Lockheed Martin mühendisi Boyd B. Bushman'ın, hayatının son anlarında dünya dışı varlıklarla çalışıp çalışmadığına dair sorulara verdiği cevaplar, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. 1936 yılında Arizona'da doğan ve 2014 yılında 78 yaşında vefat eden Bushman, matematik ve fizik alanındaki lisans eğitiminin ardından savunma sanayisinin önde gelen firmalarında kariyerine devam etti.

F-16'NIN GELİŞİMİNDE ROL ALDI, AREA 51'DE ÇALIŞTIĞINI ÖNE SÜRDÜ
Stinger füzesi ve F-16 savaş uçağının geliştirilmesinde önemli katkıları olduğu belirtilen Bushman, 40 yıllık meslek hayatı boyunca 28 patent almayı başardı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Lockheed Martin'de kıdemli bilim insanı ve mühendis olarak görev yaptığı sırada, Area 51'de çalıştığını iddia etti. Emekliliğinin ardından kaydettiği bir video mesajında, üste uzay araçları üzerinde çalışan pek çok bilim insanı ve mühendisin bulunduğunu savundu. Bushman'a göre, asıl görevleri 'tersine mühendislik' prensibiyle dünya dışı teknolojileri anlamak ve bunlardan faydalanmaktı; özellikle yerçekimine meydan okuyan teknolojiler üzerinde çalıştığını öne sürdü.

UZAYLILARI İKİ GRUBA AYIRDI: WRANGLER VE RUSTLER
Bushman, hayatı boyunca dünya dışı varlıklarla birlikte çalıştığını iddia ederek, bu varlıkları iki ana gruba ayırdığını belirtti. 'Daha dostane' olarak tanımladığı 'wrangler' tipi ve hayvanları kaçırdığı iddia edilen 'rustler' tipi olarak adlandırdığı bu gruplar hakkında detaylar verdi. Tüm uzaylıların uzun parmaklara, perdeli ayaklara sahip olduğunu, telepati yoluyla iletişim kurduklarını ve 'Quintumnia' adlı bir gezegenden geldiklerini ileri sürdü. Bu iddialarını desteklediğini söylediği bazı fotoğrafları da paylaşan Bushman'ın açıklamaları geniş yankı uyandırsa da, ABD makamlarından bu yönde resmi bir doğrulama gelmedi. Uzmanlar ise bu tür iddiaların somut kanıtlarla desteklenmediği sürece bilimsel olarak kabul edilemeyeceğini vurguluyor.


