Ekonomik krizin derinleştiği 2025 yılında, Türkiye'deki ücretli çalışanlar için yaşam mücadelesi giderek zorlaşıyor. Yeni belirlenen asgari ücret, toplumun yaklaşık yarısının gelecek yıla dair umutlarını kırarak, geçim sıkıntısını daha da artırdı.

AÇLIK SINIRININ ALTINDA SEFALET ÜCRETİ
İşçi kesiminin masada yer almadığı asgari ücret görüşmelerinden, beklentilerin çok altında kalan yüzde 27'lik bir zam çıktı. Bu zamla birlikte belirlenen 28 bin 75 liralık ücret, açlık sınırının altında kalarak adeta bir sefalet ücreti haline geldi. 1974'te kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 80.6'sı seviyesinde olan brüt asgari ücretin, 2025'te bu oranın yüzde 43.6'ya gerilemesi, işçilerin alım gücündeki dramatik düşüşü gözler önüne seriyor. Temmuz 2024 ve 2025'te yapılacak ek zamların olmaması, asgari ücretin alım gücünün hızla erimesine neden oldu.
İZİNSİZ ÇALIŞMA VE GÜVENCESİZLİK YILDIYOR
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) tarafından yapılan hesaplamalara göre, asgari ücretle çalışan bir işçinin 2025 yılı boyunca yaşadığı kayıp 50 bin TL'yi aşarak, satın alma gücünün 14 bin TL'lere kadar gerilediği belirtiliyor. Mevcut durumda, özel sektör çalışanlarının yüzde 53.2'si asgari ücrete yakın (asgari ücretin altı ile yüzde 10 fazlası arası) seviyelerde maaş alıyor. Kayıt dışı çalışanların ise yüzde 40'ı, 2024'te asgari ücretin yarısı olan 8 bin 500 TL ve altında gelir elde ediyor. Turizm sektöründe çalışanların hafta tatili hakkını kullanabilmeleri için 6 gün yerine 10 gün çalışmak zorunda bırakılmaları, market çalışanlarının izin kullanamadan saatlerce ayakta çalıştırılması ve ağır yükler taşıması gibi kölelik sistemini andıran çalışma koşulları, 2025'te de gündemden düşmedi. Meclis'te haftanın 4 günü çalışan vekiller tarafından yasalaştırılan bu tür düzenlemeler, işçi sağlığı ve güvenliği açısından ciddi endişeler yaratıyor.
TOPLU İŞTEN ÇIKARMALAR VE İŞÇİ ÖLÜMLERİ ARTIYOR
Ekonomik krizin etkisiyle çok sayıda çalışan işini kaybederken, bu durumun 2026'da da devam edeceği öngörülüyor. 2025'te özellikle tekstil firmalarında yaşanan konkordatolar, işçilerin haklarını alamamasına neden oldu. Son 3 yılda 300 bin kişi işsiz kalırken, pek çok işçi sebepsiz toplu işten çıkarılmalara karşı eylemler düzenledi. 2025'e damgasını vuran toplu işten çıkarmalardan biri de Vestel'de yaşandı; Kasım 2024'ten bu yana 6 bin kişinin şirketten ayrıldığı düşünülüyor. Ülkemizde işçi ölümleri ne yazık ki olağan bir durum haline gelmiş durumda. Her gün en az 5 işçi, çalışırken hayatını kaybediyor. Kasım ayında en az 216 işçi, yılın ilk 11 ayında ise en az 1.956 işçi, çalışırken yaşamını yitirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin verilerine göre, 2024'te 71 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. 2025 Kasım ayı sonunda ise ölen çocuk işçi sayısı 85'e ulaştı. Mesleki Eğitim ve Öğretim Sistemleri (MESEM) kapsamında eğitim alan en az 17 çocuğun sanayide veya inşaatlarda çalışırken hayatını kaybettiği kayıt altına alındı.


