DÜNYA
Yayınlanma : 23 Aralık 2025 05:20

Avrupa'da İslam düşmanlığı kurumsallaşarak normalleşti

Avrupa'da İslam düşmanlığı kurumsallaşarak normalleşti
2024 Avrupa İslamofobi Raporu, İslam düşmanlığının kurumsallaşarak toplumsal bir norm haline geldiğini ve nefret suçlarının arttığını ortaya koydu.

Avrupa İslamofobi Raporu’nun 2024 yılına ait 10’uncu sayısı yayımlandı. Bu rapor, Avrupa ve Asya'dan 29 ülkenin incelendiği çalışmanın sonuçlarını içeriyor. Raporda, İslamofobinin yalnızca görünür hale gelmekle kalmayıp, aynı zamanda kurumsallaştığı, legalleştiği ve toplumsal düzeyde normalleştiği vurgulanıyor.

NEFRET SUÇLARI ARTIŞ GÖSTERİYOR

Türk-Alman Üniversitesi'nden Prof. Dr. Enes Bayraklı ile William and Mary Üniversitesi'nden Prof. Dr. Farid Hafez'in editörlüğünde hazırlanan raporun bulguları, önceki yıllardaki eğilimlerin devam ettiğini gösteriyor. 2023 yılı raporunda Norveç, İspanya ve Yunanistan'da nefret suçlarının belirgin bir artış gösterdiği, Fransa ve Danimarka'da ise hukuki ve kurumsal ayrımcılığın sürdüğü ifade edilmişti. 2024 verileri ise bu eğilimin Avrupa genelinde daha da derinleştiğine işaret ediyor.

İSLAMOFOBİNİN YAPISAL HALE GELİŞİ

Rapora göre, 2024 yılında Müslümanlara yönelik ayrımcılık, nefret söylemi ve dışlanma daha da normalleşmiş durumda. İslamofobinin artık yalnızca bireysel bir sorun olmadığı, aynı zamanda kamu politikaları, güvenlik uygulamaları ve medya dili aracılığıyla yapısal bir nitelik kazandığı belirtiliyor. Özellikle Gazze’deki olayların ardından Filistin’e destek veren Müslümanların gösteri yasakları ve gözaltılar gibi baskılarla karşılaştığı vurgulanıyor. Bu süreçte ifade özgürlüğünün Filistin meselesi dolayısıyla askıya alındığı ve eleştirilerin “antisemitizm” suçlamasıyla susturulduğu dikkat çekiyor. Rapor, 2015 yılından bu yana yürütülen çalışmaların İslamofobiyi geçici tepkiler olarak değil, Avrupa toplumlarına yerleşmiş bir ırkçılık biçimi olarak belgelediğini hatırlatıyor. 2024 raporu, İslam karşıtlığının birçok ülkede kamu politikalarında ve güvenlik tartışmalarında gündelik bir norm hâline geldiğini ortaya koyuyor.