Genellikle akla ilk gelen Viyana veya Salzburg olsa da, Avusturya'nın ikinci büyük şehri Graz, hem tarihi dokusu hem de modern yaşamıyla Avrupa'nın en gözde kaçış rotalarından biri olarak öne çıkıyor.

TARİHİ VE MODERN YÜZÜ BİR ARADA
Graz'ın eski şehir bölgesinde, etkileyici barok evler, zarif kilise kuleleri ve orta çağdan kalma Schlossberg tepesinin kalıntıları ziyaretçileri karşılıyor. Tepedeki ikonik saat kulesi ve müze, şehrin zengin tarihini kuşbakışı keşfetmek için harika bir nokta sunuyor. Daha maceraperestler için ise 574 fit uzunluğunda bir kaydırak bile mevcut. Nehir kenarına doğru ilerlediğinizde ise şehrin çağdaş yüzü kendini gösteriyor. Kunsthaus ve Lendplatz bölgesi, modern mimari örnekleri ve yaratıcı tasarım dükkanlarıyla şehrin sanat ve kültür sahnesini canlı bir şekilde yansıtıyor.

GASTRONOMİ VE DOĞA CENNETİ
Graz, taze ve yerel ürünleriyle bir gastronomi başkenti olarak kabul ediliyor. 19. yüzyılda hafif ve lezzetli tarifleriyle tanınan şehir, bugün hem Michelin yıldızlı restoranlara hem de otantik kafelere ev sahipliği yapıyor. Şehir aynı zamanda parkları, botanik bahçeleri ve Mur Nehri boyunca uzanan yürüyüş ve bisiklet yollarıyla doğa severlere de hitap ediyor. Fütüristik yüzen ada ve köprüler ise şehre eşsiz bir atmosfer katıyor.
ULAŞIM KOLAYLIĞI VE GÜNCEL BAĞLANTILAR
Graz'a ulaşım oldukça kolaylaşmış durumda. Artık Londra Gatwick Havalimanı'ndan British Airways ile direkt uçuşlar bulunuyor. Dağ manzaraları, nehir kenarı keyfi ve canlı sanat ortamı için ideal bir hafta sonu kaçamağı rotası olarak dikkat çekiyor.


