Avrupa ülkeleri, ABD merkezli ödeme sistemlerine olan bağımlılıklarını azaltmak ve daha güvenli bir ödeme altyapısı oluşturmak için yeni girişimler başlatıyor. Bu hamle, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde transatlantik ilişkilerde yaşanan diplomatik, savunma ve ticari gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle nakit kullanımının azaldığı günümüzde, ödeme sistemlerindeki bu zafiyetin sadece ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir risk oluşturduğu düşünülüyor.
DİJİTAL AVRO İLE BAĞIMSIZLIK HEDEFİ
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Avrupa'nın acilen kendi dijital ödeme sistemini kurması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. ECB, dijital avro üzerinde uzun süredir çalışıyor; bu sistem, fiziksel paranın elektronik versiyonu olarak planlanıyor ve merkezi bir otorite tarafından denetlenecek. Nihai yasal çerçevenin bu yıl tamamlanması ve pilot uygulamanın gelecek yıl başlaması hedeflenirken, tam kullanımın 2029'u bulabileceği öngörülüyor. Bu süreçte, ABD merkezli şirketlere bağımlılığı azaltmak için daha hızlı adımlar atılması gerektiği yönündeki görüşler ağır basıyor.
AVRUPA ÖDEMELER GİRİŞİMİ VE İNGİLTERE'NİN HAMLESİ
Avrupa bankalarının öncülüğünde kurulan Avrupa Ödemeler Girişimi (EPI), kıta çapında birleşik bir ödeme altyapısı oluşturmayı amaçlıyor ve Visa ile Mastercard'a alternatif bir sistem sunmayı hedefliyor. Benzer şekilde, İngiltere'de bankacılık sektörünün üst düzey yöneticileri, Visa ve Mastercard'a alternatif ulusal bir sistem kurmak için ilk toplantılarını gerçekleştiriyor. İngiltere Ödeme Sistemleri Düzenleme Kurumu verilerine göre, ülkede kart işlemlerinin yaklaşık yüzde 95'i bu iki ABD şirketi üzerinden yapılıyor, bu da bağımsızlık ihtiyacını daha da acil hale getiriyor.
KÜRESEL ÖDEME SİSTEMLERİ VE TÜRKİYE'DE TROY
Küresel çapta, Visa 257,5 milyar işlem ve 14,2 trilyon dolar işlem büyüklüğü ile ilk sırada yer alırken, Mastercard 160 milyar işlem ve 9,8 trilyon dolar ile onu takip ediyor. Diğer büyük sistemler arasında Hindistan'ın UPI'si, Çin'in UnionPay, Alipay ve WeChat Pay'i, SEPA, Brezilya'nın PIX'i, Tayland'ın PromptPay'i ve PayPal bulunuyor. Türkiye'de ise TROY, finansal teknolojilerde bağımsızlık ve dijital ödemeler ekosisteminin gelişimi için kritik bir rol üstleniyor. 2025'te TROY logolu kartlarla yapılan işlemlerin toplam tutarı, bir önceki yıla göre yüzde 125 artışla 4,8 trilyon liraya ulaştı ve pazar payı yüzde 25,3 oldu.



