Avustralya polisi, Sydney'deki Bondi Plajı'nda gerçekleşen silahlı saldırıyla ilgili soruşturmada çarpıcı bir detayı açığa çıkardı. Saldırıyı gerçekleştirmekle suçlanan baba ve oğulun, olaydan önce Filipinler'e seyahat ettiği belirlendi. Yetkililer, bu seyahatin saldırının planlanmasında kritik bir rol oynayıp oynamadığını araştırıyor.
ZAMANLAMA MANİDAR BULUNDU
New South Wales Polis Komiseri Mal Lanyon, yaptığı basın açıklamasında iki şüphelinin Filipinler'e gittiğini doğrularken, 'Seyahatin amacı, hangi bölgelerde bulundukları ve kimlerle temas kurdukları henüz netleşmiş değil ancak zamanlaması manidar' ifadelerini kullandı. Lanyon, soruşturmanın uluslararası boyutta sürdürüldüğünü ve istihbarat birimlerinin devrede olduğunu vurguladı. Polis, şüphelilerin aracında el yapımı bombalar ve DEAŞ bayrakları ele geçirildiğini açıkladı. Bu bulgular, saldırının bireysel bir eylemden ziyade terör bağlantılı bir planın parçası olabileceği şüphesini güçlendirdi.
TERÖR ÖRGÜTÜ BAĞLANTISI ARAŞTIRILIYOR
Yetkililer, baba ve oğlun terör örgütleriyle bağlantısı olup olmadığını da mercek altına aldı. Filipinler'in güneyindeki Mindanao Adası, uzun süredir terör örgütlerinin faaliyet gösterdiği bir bölge olarak biliniyor. Avustralya makamlarına göre, DEAŞ'ın Doğu Asya kolu bu bölgede etkinliğini sürdürüyor ve örgüt 2017 yılında resmen terör örgütü listesine alınmıştı. Avustralya polisi, saldırının nasıl planlandığını, şüphelilerin yurt dışı bağlantılarını ve olası destek ağlarını ortaya çıkarmak için soruşturmayı titizlikle sürdürdüğünü belirtti.
SALDIRININ AYRINTILARI VE KAHAMANLIK HİKAYESİ
Avustralya'nın New South Wales eyaletindeki Sydney kentinde bulunan Bondi Plajı'nda 14 Aralık'ta düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi hayatını kaybetti, 42 kişi yaralandı. Polis, saldırganların baba-oğul olduğunu açıklarken, şüphelilerden birinin öldüğünü, yaralı diğer şüphelinin ise gözaltına alındığını aktardı. Başbakan Anthony Albanese, saldırının Yahudi Avustralyalılara yönelik olduğunu ifade etti. Ülkedeki Müslüman toplum temsilcileri saldırıyı kınayarak dayanışma mesajları verdi. Saldırı sırasında cesurca müdahale ederek şüphelilerden birinin elinden silahını alan Ahmed el-Ahmed, bir kolu ve bir elinden yaralanarak hastaneye kaldırıldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da olaydan sonra yaptığı açıklamada, kahramanlık anına ait bir video izlediğini söyledi.



