DÜNYA
Yayınlanma : 04 Şubat 2026 11:38

Avustralya'yı tehdit eden dev kurbağalar: Kıtayı yutmak üzereler!

Avustralya'yı tehdit eden dev kurbağalar: Kıtayı yutmak üzereler!
Avustralya'da 1935'te şeker kamışı zararlılarıyla mücadele için getirilen kamış kurbağaları, kontrolden çıkarak yerli türleri tehdit eden, zehirli ve fırsatçı bir istilacı haline geldi. Kıtayı yutmak üzereler.

1800'lerin sonlarında Avustralya'nın Queensland eyaletinde şeker kamışı üretimi büyük önem kazanmıştı. Ancak çiftçiler, mahsullere zarar veren 'gri sırtlı şeker kamışı böceği' larvalarıyla mücadele etmekte zorlanıyordu. Çözüm arayışında olan Queensland Şeker Deney İstasyonları Bürosu (BSES), kimyasal yöntemler yerine biyolojik mücadele yoluna giderek bölgeye kamış kurbağalarını getirme kararı aldı.

Biyolojik Mücadele Yerine Ekolojik Felaket

Ağustos 1935'te Gordonvale bölgesindeki tarlalara bırakılan kurbağaların, hedeflenen böcekleri yok etmesi bekleniyordu. Ancak plan ters tepti; kurbağalar, böcekler yerine bölgedeki yerli türlere yöneldi. Ekolojik etkileri üzerine yeterli ön çalışma yapılmadan doğaya salınan bu canlılar, kısa sürede kontrolden çıkarak kıtanın en büyük tehditlerinden biri haline geldi.

Zehirli Ve Fırsatçı İstilacılar

Kamış kurbağaları, 25 santimetreye kadar uzayabilen ve 1,8 kilogram ağırlığa ulaşabilen dünyanın en büyük kurbağa türleri arasında yer alıyor. En tehlikeli özellikleri ise 'bufotoksin' adında güçlü bir zehir salgılamalarıdır. Yumurtalarından erişkinlerine kadar her aşamada zehirli olan bu tür, kendisini avlamaya çalışan yerli hayvanları saniyeler içinde öldürebiliyor. Avustralya'da bu zehre karşı bağışıklığı olan doğal bir avcı bulunmaması, istilanın hızlanmasına yol açtı. Bu kurbağalar, sadece böceklerle değil, aynı zamanda küçük memeliler, sürüngenler ve kuşlarla da besleniyor. Ayrıca evcil hayvan mamalarından çöplere kadar her şeyi tüketebilen fırsatçı bir beslenme yapısına sahipler.

Besin Zincirini Ve Yerel Türleri Tehdit Ediyorlar

Hükümet verilerine göre, kamış kurbağaları nedeniyle 75 farklı sürüngen ve amfibi türü doğrudan tehdit altında. Özellikle tatlı su timsahları, monitör kertenkeleleri ve kaplan yılanları gibi yırtıcılar, bu kurbağaları avladıklarında zehirlenerek hayatlarını kaybediyor. Bazı bölgelerde tatlı su timsahı popülasyonlarında %70 oranında azalma kaydedildi. Bu istila, sadece yırtıcıları değil, besin zincirinin diğer halkalarını da etkiliyor. Kamış kurbağaları, yerli kurbağa yavruları üzerinde baskı kurarak ekosistemin dengesini tamamen değiştiriyor. Avustralya hükümeti, 2010'da yaptığı açıklamada, bu türü kıta genelinde kontrol altına alacak geniş çaplı bir yöntemin mevcut olmadığını kabul etti. Bilim insanları, istilacı türün yayılım alanının her yıl ortalama 40-60 kilometre genişlediğini tahmin ediyor. Bir dişinin tek seferde 30 bin yumurta bırakabilmesi, mücadeleyi zorlaştırıyor.