Bakırlıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada Merkez Bankası'nın faiz indiriminin yalnızca kağıt üzerinde kaldığını ve yurttaşların bankaya gittiğinde karşılaştıkları koşullarda bir değişiklik olmadığını belirtti.
Gerçek borçlanma maliyetleri artıyor
Faizin üzerine eklenen fon ve vergilerin, gerçek borçlanma maliyetini artırdığını ifade eden Bakırlıoğlu, para politikası kararlarının reel ekonomiye ve hane halkına aktarımının büyük ölçüde kaybolduğunu vurguladı. Politika faizindeki değişikliklerin kredi faizlerine yansımadığını belirten Bakırlıoğlu, tahsil edilemeyen bireysel kredi oranlarındaki artışın da durumu doğruladığını söyledi. Geliri azalan yurttaşların, kredi ve kredi kartları ile günlerini kurtarmaya çalıştığını kaydetti.
Kredi borçları artışta
Bakırlıoğlu, 200 bin liralık ihtiyaç kredisi almak isteyenlerin 24 ay vade için aylık 15 bin 790 lira taksit ödeyeceğini ve toplamda 379 bin liraya ulaşacağını belirtti. Merkez Bankası'nın faiz indirimi vatandaşa yansımadığı gibi yurttaşların ödediği faizlerin yanı sıra ek fon ve vergi yüküyle de karşılaştıklarını söyledi. Bu koşullarda ağır şartları kaldıramayan yurttaşların kredi ödemelerinde zorluk yaşadığını ifade etti. Takipteki alacak oranlarının artmasını bireysel değil, yapısal bir sorun olarak değerlendiren Bakırlıoğlu, ekonomik yönetimin alım gücünü erittiğini ve yurttaşların borçlarını ödeyemez hale geldiğini vurguladı. Bankalara olan bireysel kredi borçları ise 5 trilyon 976 milyar liraya ulaştı. Bakırlıoğlu, Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin gerçek anlamda vatandaşa fayda sağlaması için bankaların faiz politikalarının üretimi ve yurttaşı koruyacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.



