DÜNYA
Yayınlanma : 06 Ocak 2026 00:43

BBC'den tartışmalı talimat: 'Maduro kaçırıldı' demek yasak, 'yakalandı' deyin

BBC'den tartışmalı talimat: 'Maduro kaçırıldı' demek yasak, 'yakalandı' deyin
BBC, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun durumuyla ilgili haberlerde 'kaçırıldı' ifadesini yasaklayarak 'yakalandı' gibi tanımlamaların kullanılmasını istedi. Bu karar, kurumun geçmişteki sansür iddialarını yeniden gündeme getirdi.

İngiliz yayın kuruluşu BBC, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun durumuyla ilgili haberlerde kullanılacak dil konusunda gazetecilerine yeni bir editoryal talimat gönderdi. Kurum, ABD tarafından yapılan operasyon sonrası Maduro'nun durumunu tanımlarken 'kaçırıldı' (kidnapped) ifadesinin kullanılmasını yasakladı.

'Kaçırıldı' yerine 'yakalandı' vurgusu

BBC'nin paylaştığı yönergede, haberlerde açıklık ve tutarlılığın sağlanmasının amaçlandığı belirtildi. Buna göre, olayların aktarımında kullanılacak bazı ifadeler net bir şekilde sınırlandırıldı. Talimatlarda, 'captured' (yakalandı) ifadesinin yalnızca ABD'nin operasyonu tanımlama biçimine atıf yapılarak kullanılabileceği vurgulandı. Örneğin, 'ABD, Maduro’nun operasyon sırasında yakalandığını söyledi' gibi bir kullanım önerildi. 'Seized' (el konuldu) ifadesinin ise uygun görülen durumlarda BBC'nin kendi haber metinlerinde kullanılabileceği belirtildi. Ancak, 'kidnapped' (kaçırıldı) kelimesinin kullanılmasından özellikle kaçınılması istendi.

BBC'nin sansür geçmişi yeniden gündemde

BBC'nin bu dil tercihleri, Venezuela'daki gelişmelerin uluslararası kamuoyuna aktarımında tarafsızlık ve editoryal standartların korunması çabası olarak değerlendiriliyor. Ancak bu durum, BBC'nin daha önceki sansür uygulamalarıyla da karşılaştırılmasına neden oldu. Daha önce İsrail'in Gazze'deki eylemleriyle ilgili yayınlarında da sansür uyguladığı iddialarıyla gündeme gelen BBC'nin, Gazze'deki sağlık çalışanlarını konu alan bir belgeseli yayınlamaktan vazgeçmesi ve bu durumun baş yapımcısı tarafından eleştirilmesi de hatırlatıldı. Ayrıca, BBC muhabirlerinin kurumlarını İsrail-Filistin meselesinde 'İsrail yanlısı tutum sergilemek ve yayınlarında İsraillilere kıyasla Filistinli sivillere yeterince yer vermemekle' eleştirdiği ve binlerce Filistinlinin ölümüne rağmen editöryal duruşun neden değişmediğini sorgulayan bir mektup yazdıkları da biliniyor.