DÜNYA
Yayınlanma : 13 Aralık 2025 04:04

BM'den İsrail'e Gazze Darbesi: Yardım Engellerini Kaldır Talimatı Geldi!

BM'den İsrail'e Gazze Darbesi: Yardım Engellerini Kaldır Talimatı Geldi!
BM Genel Kurulu, İsrail'in Gazze'ye yardım engellemelerini kaldırması yönünde karar alırken, BM Raportörü Albanese Gazze'nin imarı için İsrail ve Batı'yı sorumlu tuttu. Filistin direnişini ise hayatta kalma mücadelesi olarak niteledi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, İsrail'in Gazze'ye insani yardım akışını engellemesi ve BM operasyonlarına yönelik kısıtlamalarını sonlandırması yönünde şok edici bir karar aldı. Bu gelişme, uluslararası arenada bölgedeki vahim insani duruma yönelik tepkilerin ve baskının arttığının net bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

GAZZE'NİN İHYASI İÇİN BÜYÜK FATURA: İSRAİL VE BATI'YA ÇAĞRI

BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Londra'da yaptığı çarpıcı açıklamalarda, Gazze'nin yeniden imar maliyetinin İsrail'in yanı sıra ABD, Almanya, İtalya ve İngiltere gibi Batılı ülkelere yıkılması gerektiğini savundu. Albanese, Filistin'de yaşananların kökeninde yatan sömürgeci geçmişe dikkat çekerek, günümüzdeki durumun anlaşılabilmesi için bu tarihi perspektifin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

ALBANESE: YAŞANANLAR KABUL EDİLEMEZ, SÖMÜRGECİLİĞİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ

Albanese, 7 Ekim sonrasında yaşananların birçok kişiyi uyandırmasının nedeninin, iktidardakilerin sürdürdüğü yanılsamalar değil, son iki yılda yaşanan 'iğrenç' olaylar olduğunu ifade etti. İsrail'in idari gözaltı ve işkence mekanizmalarının, Britanya'nın Filistin'deki sömürgeci politikalarının bir uzantısı olduğunu öne sürdü. Britanya'nın, kendisine ait olmayan topraklar üzerinden bölgeden çekilmesinin, mevcut durumun anlaşılması için incelenmesi gereken bir tarihi olgu olduğunu vurguladı.

FİLİSTİNLİLERİN DİRENİŞİ TERÖR DEĞİL, HAYATTA KALMA MÜCADELESİ

Öte yandan Albanese, Filistinlilerin varoluşsal mücadelesinin 'terör' etiketiyle ilişkilendirilmesinin büyük bir yanılgı olduğunu dile getirdi. Bu direnişin onlar için bir zorunluluk ve öncelikle barışçıl bir mücadele olduğunu belirtti. Bu çabanın, fiziksel, kültürel ve manevi olarak yerinden edilmeye karşı dimdik ayakta durma isteği olduğunu sözlerine ekledi.