Avustralya'nın Sydney kentindeki Bondi Plajı'nda meydana gelen ve 16 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin yeni bilgiler gün yüzüne çıkıyor. Saldırganlardan birinin, öğrenci vizesiyle ülkeye gelmiş ve 2019'da güvenlik birimlerince incelenmiş olması, olayların perde arkasını daha da karmaşık hale getirdi.

EN GENÇ KURBAN 10 YAŞINDA, AİLESİ UKRAYNA GÖÇMENİ
Saldırıda hayatını kaybedenlerin en küçüğünün 10 yaşındaki Matilda olduğu belirlendi. Babası ve kız kardeşiyle birlikte plajda bulunan Matilda, ağır yaralanmasının ardından kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Matilda'nın ailesinin 1990'lı yıllarda Ukrayna'dan Avustralya'ya göç ettiği öğrenildi. Teyzesi, Matilda'yı "çok tatlı ve mutlu bir çocuktu, artık hayatımız karanlık" sözleriyle anlattı.

SALDIRGAN BABA RUHSATLI SİLAH SAHİBİYDİ, OĞLU KRİTİK DURUMDA
New South Wales Polis Komiseri Mal Lanyon, saldırganların 50 yaşındaki baba ve 24 yaşındaki Avustralya doğumlu oğlu olduğunu açıkladı. Oğlunun hastanede tedavi altında ve durumunun kritik olduğu belirtilirken, babanın olay sırasında öldüğü bildirildi. Lanyon, 50 yaşındaki babanın ruhsatlı 6 silahı bulunduğunu ve olay yerinde de aynı sayıda silahın ele geçirildiğini aktardı. Babasının 1998'de öğrenci vizesiyle Avustralya'ya geldiği, 2001'de eş vizesine geçtiği ve sonrasında üç kez yurt dışına çıkıp oturma izniyle ülkeye döndüğü bilgisi paylaşıldı. Kendisinin "hobi amaçlı avcılık ruhsatına" sahip olduğu da belirtildi.

2019'DA RADARA TAKILMIŞ AMA TEHDİT OLUŞTURMADIĞI DEĞERLENDİRİLMİŞ
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, şüpheli babanın 2019 yılında güvenlik yetkililerinin radarına takıldığını ancak "devam eden bir tehdit ya da şiddete başvurma tehdidine dair herhangi bir belirti olmadığına karar verildiğini" ifade etti. Saldırganların, Bondi Plajı'na yaklaşık 30 dakikalık mesafede bulunan tek katlı bir evi yaklaşık iki haftadır kiralık olarak kullandığı ortaya çıktı. Mahalle sakinleri, sık sık çöp atarken gördükleri komşularının bu olaya karıştığına inanamadıklarını dile getirdi. Avustralya, 1996'daki Port Arthur katliamının ardından dünyanın en sıkı silah yasalarına sahip ülkeler arasında yer alıyor.


