EKONOMİ
Yayınlanma : 01 Şubat 2026 11:36

Borsa İstanbul'da 1997'den sonra bir ilk: Ocak ayı yatırımcıya yüzde 22,9 getiri getirdi

Borsa İstanbul'da 1997'den sonra bir ilk: Ocak ayı yatırımcıya yüzde 22,9 getiri getirdi
BIST 100 endeksi, ocak ayında yüzde 22,9 getiri sağlayarak 1997'den sonra en iyi ocak performansını gösterdi. Yabancı yatırımcıların büyük alımları ve olumlu makroekonomik göstergeler bu yükselişi destekledi.

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, ocak ayını yüzde 22,9'luk getiriyle tamamlayarak 1997'den bu yana en iyi ocak ayı performansını sergiledi. Yılın ilk işlem gününde 11.296,52 puandan başlayan endeks, ay boyunca sürekli yükseliş trendini koruyarak 29 Ocak'ta 13.906,51 puana ulaştı ve rekor seviyelerini geliştirmeyi sürdürdü. Bu etkileyici performans, yabancı yatırımcının devam eden ilgisi ve ekonomi yönetiminin attığı olumlu adımların piyasalardaki yansıması olarak değerlendiriliyor.

YABANCI YATIRIMCI BÜYÜK ALIM YAPTI

Yurt dışı yerleşik yatırımcılar, ocak ayında net alıcı konumda hareket ederek toplam 3 milyar 506,8 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 1 milyar 27,4 milyon dolarlık hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Bu alımlar sonucunda yabancıların hisse senedi stoku 39 milyar 866,3 milyon dolara, DİBS stoku ise 21 milyar 510,1 milyon dolara yükseldi. Yabancı yatırım kuruluşlarının Türk varlıklarına yönelik olumlu raporları ve Fitch Ratings'in Türkiye'nin kredi notu görünümünü 'pozitif'e çevirmesi, bu ilgiyi destekleyen faktörler arasında yer alıyor.

MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER OLUMLU SEYREDİYOR

Türkiye'nin makroekonomik göstergelerindeki iyileşme, borsadaki yükselişin temel dayanaklarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın toplam rezervleri 23 Ocak haftasında 215 milyar 614 milyon dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Ayrıca, Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) ocak ayında 202,7 puana kadar indi ve cari açık yönetilebilir düzeyde seyretti. İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, bu gelişmelerin yabancı yatırımcı ilgisini artırdığını ve Türk borsasının gelişmekte olan ülkelerle arasındaki farkı kapattığı bir sürece girildiğini belirtiyor.