DÜNYA
Yayınlanma : 27 Ocak 2026 07:45

Canlı heykellere dönüştüren gizemli salgın: 1 milyon insan etkilendi

Canlı heykellere dönüştüren gizemli salgın: 1 milyon insan etkilendi
Merkezi sinir sistemini etkileyen gizemli salgın, 1 milyon insanı bilinci açık ama hareketsiz bıraktı. Hastalığın kesin nedeni hala belirsizliğini koruyor.

Hastalık, merkezi sinir sistemini hızla etkileyerek hastaları bilinci açıkken bedeni tamamen kilitlenmiş bir duruma sürükledi. Bu durum, kurbanları yıllarca hareketsiz kalan “canlı heykellere” dönüştürdü.

HEPSİ BİRER CANLI HEYKELE DÖNÜŞTÜ

Encephalitis lethargica, çoğu vakada basit bir enfeksiyon belirtisiyle başladı ancak kısa sürede beyin dokusuna yayıldı. Hastalar çevrelerindeki her şeyi algılayabiliyor, ama konuşamıyor, hareket edemiyor ve tepki veremiyordu. Gözleri açık halde saatlerce, günlerce aynı pozisyonda kalan vakalar, hastalığın en çarpıcı yüzü olarak kayıtlara geçti. Nörolog Constantin von Economo tarafından tanımlanan bu durumun, beynin uyku-uyanıklık dengesini yöneten bölgelerinde meydana gelen ağır hasardan kaynaklandığı belirlendi. Bazı hastalarda derin uyku hali görülürken, diğerlerinde aşırı hareketlilik ve uykusuzluk yaşandı.

KASLAR SERTLEŞTİ, REFLEKSLER AZALDI

Salgının ilerleyen aşamalarında birçok hasta “akinetik mutizm” olarak tanımlanan bir duruma girdi. Bu evrede kaslar sertleşti, refleksler kayboldu ve hastalar yıllarca aynı pozisyonda kaldı. Yetersiz bakım koşulları ve solunum sorunları, ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer aldı. 1960’lı yıllara gelindiğinde, hayatta kalan bazı hastalar üzerinde L-dopa adlı ilaç denendi. Kısa süreliğine konuşmaya ve hareket etmeye başlayan vakalar, tıp dünyasında büyük yankı uyandırdı. Ancak bu etki kalıcı olmadı ve çoğu hasta kısa süre sonra yeniden donuk hale döndü. NEDENİ HALA BELİRSİZ Encephalitis lethargica’nın kaynağına dair kesin bir kanıt bulunamadı. Araştırmacılar, hastalığın streptokok kaynaklı bir otoimmün yanıtla veya İspanyol gribiyle ilişkili bir virüs mutasyonuyla bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor. Ancak her iki teori de bugüne kadar doğrulanamadı. Salgın, 1920’lerin sonunda başladığı gibi aniden sona erdi. Aradan geçen bir asra rağmen, “ölüm uykusu”nun neden ortaya çıktığı ve neden bir daha küresel ölçekte görülmediği soruları tıp dünyasında hâlâ yanıt bekliyor.