Ukrayna, Rusya ve ABD heyetleri, dört yıldır süren savaşı sona erdirmek amacıyla Cenevre'deki üçlü barış görüşmelerinin ikinci gününe başladı. Taraflar, şimdiye kadar yapılan müzakerelerin olumlu geçtiğini vurgulasa da, somut bir barış anlaşmasına varılamadı. Abu Dabi'de başlayan ve Cenevre'de devam eden görüşmelerde, ilk günün ardından kamuoyuna herhangi bir ilerleme açıklaması yapılmadı.
DONETSK BÖLGESİ ÇÖZÜLEMEYEN DÜĞÜM
Görüşmelerin ana odak noktası, Rusya'nın savaşı bitirmek için şart koştuğu, ancak Ukrayna'nın kabul edilemez bulduğu doğu Ukrayna'daki Donetsk bölgesinin geleceği oldu. Rusya, Ukrayna'nın hâlâ savunduğu topraklar da dahil olmak üzere Donetsk'in tamamında hak iddia ediyor. Bu mesele, barış anlaşmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor ve Ukrayna'nın Batı'dan talep ettiği savaş sonrası güvenlik garantileriyle doğrudan bağlantılı hale geldi.
ZELENSKİ'DEN TAVİZ SİNYALİ AMA GARANTİ ŞARTI
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Donetsk bölgesinde askeri olmayan bir bölge kurulması ve her iki tarafın birliklerini eşit oranda geri çekmesi önerisiyle toprak konusunda taviz verebileceğinin sinyallerini verdi. Ancak Zelenski, bu adımın ancak ABD başta olmak üzere Batılı müttefiklerinden NATO'nun 5. maddesine benzer güçlü güvenlik garantileri alındıktan sonra atılabileceğini açıkça belirtti. Rusya ise bu güvenlik garantilerini 'sınırlarına batılı güçlerin konuşlanması' olarak nitelendirerek tamamen reddediyor.
BELİRSİZLİK VE ENDİŞELER SÜRÜYOR
Müzakerelerin gidişatı üzerindeki belirsizlik devam ederken, Kiev'deki Avrupalı diplomatlar güvenlik garantilerinin henüz tam olarak netleşmediğini ifade ediyor. Zelenski, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD'nin önce toprak değişimi gibi adımların atılmasını, ardından garantilerin verileceği yönündeki tutumuna ilişkin endişelerini dile getirdi. Ukrayna lideri, topraklarından vazgeçmeyeceklerini, ancak Rusya'ya yeniden işgal fırsatı vermeyecek bir taviz için hazır olduklarını vurguladı. Bu açıklamalar, güvenlik garantileri olmadan yapılacak bir toprak tavizinin risklerine dair endişeleri yeniden alevlendirdi.



