Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde yaşanan 32 eski parti yöneticisinin ihracı, parti içinde yeni bir gerilim hattı oluşturdu. Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın istifasıyla birlikte Genel Başkan Özgür Özel'in parti içindeki otoritesi sorgulanmaya başlandı. Özarslan'ın bu kararı, parti yönetimine yönelik "kontrol zafiyeti" eleştirilerini daha da alevlendirdi.
RÜŞVET VE YOLSUZLUK RAHATSIZLIĞI
Rüşvet ve yolsuzluk iddialarına yönelik duydukları rahatsızlığı dile getirerek parti yönetimine "Arınalım" çağrısında bulunan 32 eski CHP yöneticisi, disiplin süreci sonucunda partiden ihraç edildi. Bu 'skandal' ihraç kararları, "liderliğe meydan okumalara karşı sert bir mesaj" olarak yorumlanırken, aynı zamanda mevcut krizi geçici olarak kapatma çabası olarak da değerlendirildi.
VEKİLLERDEN SERT TEPKİ
İhraç kararlarına en sert tepkinin, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu döneminde önemli görevlerde bulunmuş isimlerden gelmesi dikkat çekti. İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, eski İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, eski Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer, Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, İstanbul Milletvekili Engin Altay ve eski Ankara Milletvekili ve Ankara İl Başkanı Necati Yılmaz, sosyal medya üzerinden Özel'e tepki gösterdiler. Bu isimler, parti içi demokrasinin zarar gördüğünü savunarak ihraç kararlarına itiraz ettiklerini belirttiler. Parti yönetimine yakın kaynaklar, alınan kararın tamamen disiplin hükümleri çerçevesinde ilerlediğini savunurken, muhalif kanat ise bu durumun örgüt içi bir tasfiye anlamına geldiğini ifade ediyor. Parti içi kaynaklar, "Özel, delegasyon üzerindeki kontrolünü sürdürse de, kurultay sonrası alınan 'kavgasız CHP' kararı, parti içindeki tartışmaların önüne geçemediği gibi yenilerini de beraberinde getirdi" şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Bu gelişmeler, partide kurultay sonrasında oluşan yeni yönetim ile eski kadrolar arasındaki gerilimin yeniden belirginleştiği yorumlarına yol açtı. Bazı çevreler, disiplin kararlarının kısa vadede "merkezi otoriteyi güçlendirme" amacı taşıdığını ancak uzun vadede yeni ayrışmalara ve kırılmalara zemin hazırlayabileceğini öngörüyor.



