Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik siyasal casusluk soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Hüseyin Gün'e ait olduğu belirtilen notlar dikkat çekiyor. Gün'ün Apple marka telefonunda yapılan incelemede, 721 ayrı not bulundu. Bu notlarda, birçok şirkete ait internet linkleri, kullanıcı adı ve şifre bilgilerinin yanı sıra, Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yönelik kapsamlı siyasi stratejiler ve bir yol haritası çizildiği ortaya çıktı.
CHP'YE YÖNELİK STRATEJİ NOTLARI
İddianamede yer alan notlardan biri, ilk olarak 25 Mayıs 2020'de oluşturulmuş ve 4 Temmuz 2020'de yeniden düzenlenmiş. Bu notta Hüseyin Gün'ün, CHP için "Gölge kabine kurulması şart, ben hükümete adayım, ciddiyim ve hazırım havası elzem" gibi ifadeler kullandığı belirtiliyor. Bu notun yazıldığı dönemde CHP TBMM Grup Başkanvekili olan Özgür Özel'in, 5 Kasım 2023'te genel başkanlık koltuğuna oturmasından kısa bir süre sonra, 11 Kasım 2023'te Parti Meclisi toplantısında CHP'de 'gölge kabine'nin kurulduğu ve bu yapının mevcut bakanlıkları izlemekle görevli 17 kişiden oluştuğu bilgisi de iddianamede yer alıyor. Bu 'gölge kabine'nin, İmamoğlu'nun kontrolündeki Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ne bağlı çalıştığı da vurgulanıyor.
CHP'NİN ZAYIF GÖSTERİLMESİNE KARŞI ÇÖZÜMLER
Gün'ün notlarında, CHP'nin yıllardır iktidarın belirlediği gündemin arkasından sürüklendiği ve kendi üyelerine sahip çıkamayan bir parti görüntüsü sergilediği savunularak, partinin "aciz ve zayıf" gösterilmeye çalışıldığı ve bu algının kırılması gerektiğine dair çözümler sunulduğu belirtiliyor. Notlarda ayrıca, ekonomi, güvenlik ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerinden siyaset yapılması gerektiği vurgulanarak, kısa ve öz videolarla mesajların tekrar tekrar yayılması öneriliyor. Gün, uzun raporlar yerine halkın anlayacağı yalın dil ve görsellerle mesaj verilmesini tavsiye ediyor.
SEÇMEN GRUPLARINA YÖNELİK İLETİŞİM STRATEJİLERİ
Casus Gün'ün notlarında, çiftçi, işçi, esnaf ve dar gelirli kesimlere yönelik ayrı ayrı iletişim stratejileri de bulunuyor. Çiftçiler için tarım politikalarının, işçiler için sendikal birlikteliğin, esnaf için ise yerel örgütlenmenin öne çıkarılması gerektiği kaydediliyor. "Milletin sesi" vurgusu yapılan notlarda, özellikle varoş ve dar gelirli kesimlerin doğrudan hedeflenmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, organik dijital kanallar kurularak bunların harekete geçirilmesi yönünde talimatlar da yer alıyor. CHP'nin elinde bulundurduğu tüm büyük şehirlerde TV ve yerel medyanın (İBB TV gibi) topyekûn ve koordineli hareket etmesi gerektiğine vurgu yapılıyor. Seçmen davranışında en belirleyici unsurun ekonomi ve güvencesizlik olduğu iddia edilen notlarda, dindarlara ulaşmak için dindarlaşmaya gerek olmadığı, samimi, dürüst ve endişelerine umut vermenin yeterli olacağı belirtiliyor. İsrafın görsellerle millete aktarılması ve aktarılan paranın nereye gittiğinin gösterilmesi gerektiği ifade ediliyor. Gün, CHP'nin durumuyla ilgili sert eleştirilerde bulunarak, "Her zaman seçime hazırız diye diye bu salaklar, CHP’yi ve Türkiye’yi bitirdi. Hazırsın da neden 60 yıldır tek başına hükümet olamadın?" gibi ifadeler kullanıyor. Hüseyin Gün'ün, bazı insanların gizli ve özel yazışmalarından elde ettiği analizleri, İmamoğlu'nun seçim kampanyasını yürüten Necati Özkan üzerinden İBB ekibine gönderdiği ve bu ilişki nedeniyle Gün ile birlikte İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "siyasal casusluk" davası açıldığı da iddianamede yer alan bilgiler arasında.



