GÜNDEM
Yayınlanma : 02 Nisan 2026 04:48

Çin'den şaşırtan strateji: Üçüncü cephe yeniden canlanıyor!

Çin'den şaşırtan strateji: Üçüncü cephe yeniden canlanıyor!
Çin, geçmişte Mao Zedong tarafından başlatılan ve ülkenin iç bölgelerinde savunma altyapısı kurmayı hedefleyen 'üçüncü cephe' stratejisini, değişen küresel güvenlik ortamı ve artan askeri kapasitesiyle yeniden hayata geçiriyor. Bu adım, ola

Çin, 1964 yılında Mao Zedong tarafından başlatılan ve ülkenin iç bölgelerinde gizli sanayi ve savunma altyapısı kurmayı amaçlayan "üçüncü cephe" stratejisini yeniden hayata geçiriyor. Yaklaşık 15 milyon kişinin görev aldığı bu dev proje, 1970'lerin sonunda ABD ile ilişkilerin yumuşamasıyla rafa kaldırılmıştı.

DEĞİŞEN GÜVENLİK ORTAMI VE YENİ KONUMLAMA

The Guardian gazetesinin analizine göre, Pekin yönetimi mevcut güvenlik ortamındaki değişimler nedeniyle iç bölgeleri "yedek üretim ve savunma alanı" olarak yeniden konumlandırıyor. Çin Komünist Partisi, 2024 yılında aldığı bir kararla stratejik hinterlandın geliştirilmesini ve kritik sektörler için yedek planlar oluşturulmasını gündemine aldı. Bu adımın temel amacı, olası bir işgal veya küresel izolasyon riskine karşı ülkenin dayanıklılığını artırmak olarak belirtiliyor.

Şİ DÖNEMİNDE ARTAN ASKERİ KAPASİTE VE GERİLİMLER

Analizde, bu yaklaşımın modern bir "Üçüncü Cephe"nin işareti olduğu ve Devlet Başkanı Şi Cinping yönetiminin olası çatışma senaryolarına hazırlandığı vurgulanıyor. Tarihçi Covell Meyskens, Çin'in artık geçmişe göre çok daha güçlü bir askeri kapasiteye sahip olduğunu ve ABD ile rekabet edebilecek seviyeye yaklaştığını belirtiyor. Çin'in savunma harcamaları 2024 itibarıyla 317,6 milyar dolara ulaşırken, Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), ülkenin silah ithalatının son yıllarda yüzde 70 oranında azaldığını ve bunun yerli savunma üretiminin güçlendiğine işaret ettiğini rapor ediyor. Bu durum, Japonya ile artan gerilimle birlikte değerlendiriliyor. Tokyo yönetiminin, Çin ana karasına ulaşabilecek uzun menzilli füzeleri Kumamoto'ya konuşlandırma kararı, Global Times tarafından "barışçıl anayasa çizgisinden uzaklaşma" olarak eleştirildi. Meyskens, mevcut tabloyu "yeniden düşmanca bir ortama dönüş" olarak tanımlayarak, dünyanın fiilen yeni bir Soğuk Savaş dinamiğine yaklaştığını ifade ediyor.