Danimarka'da gerçekleşen yerel seçimler, ülkenin siyasi haritasını kökten değiştiren dramatik sonuçlar doğurdu. Sosyal Demokrat Parti, 1938'den beri kesintisiz yönettiği başkent Kopenhag'daki belediye başkanlığını kaybederken, Başbakan Mette Frederiksen tarihi bir yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı.
YÜZ YILLIK İMPARATORLUK SON BULDU
Seçim sonuçları Sosyal Demokratlar için tam bir şok etkisi yarattı. Parti, Kopenhag'da oyların sadece yüzde 12,7'sini alabilirken, Kızıl-Yeşil İttifak yüzde 22,1 ve Sosyalist Halk Partisi yüzde 17,9 oy oranına ulaştı. Belediye Başkan Adayı Pernille Rosenkrantz-Theil, "Kopenhag'ı kaybettik. Bu inanılmaz derecede talihsiz bir durum" diyerek yenilgiyi kabul etti. Sosyalist Halk Partisi lideri Sisse Marie Welling'in belediye başkanlığını devralması beklenirken, ülke genelinde partinin kontrolündeki belediye sayısının 44'ten 26'ya düşmesi öngörülüyor.
FREDERIKSEN'DEN SORUMLULUK AÇIKLAMASI
Başbakan Mette Frederiksen, seçim sonuçlarını değerlendirirken "Bir miktar güç kaybı bekliyorduk ancak düşüş tahmin ettiğimizden daha büyük görünüyor ve bu elbette iyi değil" ifadelerini kullandı. Bu, partinin 2022 genel seçimlerinden sonra yaşadığı ikinci büyük oy kaybı oldu. Daha önce 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde de Sosyalist Halk Partisi'nin gerisinde kalarak ikinci sıraya yerleşmişlerdi.
KONUT KRİZİ SİYASETİ ALTÜST ETTİ
Uzman analizlerine göre, bu siyasi depremin arkasında Kopenhag'daki konut krizi yatıyor. Nordea Credit Konut Ekonomisti Lise Nytoft Bergmann, ortalama 80 metrekarelik daire fiyatlarının son bir yılda yüzde 20, son dört yılda ise yüzde 29 arttığını açıkladı. Berlingske medya grubu yorumcusu Bent Winther, konut krizinin partinin geleneksel oy tabanını erittiğini, işçi sınıfı ve kamu çalışanlarının artık şehirde yaşayamadığını vurguladı. Bu durum, Avrupa'daki merkez sol partiler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.


