BİLİM VE TEKNOLOJİ
Yayınlanma : 13 Aralık 2025 03:04

Deniz madenciliği Doğu Pasifik'te ekosistemi tehdit ediyor

Deniz madenciliği Doğu Pasifik'te ekosistemi tehdit ediyor
Doğu Pasifik'teki deniz madenciliği testleri, ekosistemi tehdit ediyor. Canlı sayısı ve tür çeşitliliği büyük oranda azaldı.

Doğu Pasifik'te deniz madenciliği faaliyetlerinin yıkıcı etkileri bilim dünyasında büyük endişelere yol açtı.

DERİN DENİZ MADENCİLİĞİ TESTLERİ

Clarion-Clipperton Bölgesi'nde 4 bin 280 metre derinlikte gerçekleştirilen büyük ölçekli madencilik testleri, bölgedeki ekosistemi ciddi şekilde etkiledi. 2022 yılında madencilik makineleri bölgeye inmeden önce, araştırmacılar iki yıl boyunca deniz tabanını izleyerek yaşamla dolu bir ekosistem keşfetmişti. 0,3 mm'den büyük 4 bin 350'den fazla canlı örneği toplanmış ve 788 tür belirlenmişti. Bu türlerin çoğu daha önce tanımlanmamıştı.

EKOSİSTEMDEKİ DRAMATİK DEĞİŞİM

Ancak madencilik faaliyetleri başladığında durum dramatik şekilde değişti. Ağır makineler deniz tabanını kazarken ekosistemi de paramparça etti. Araştırmalar, canlı sayısının yüzde 37 azaldığını, tür çeşitliliğinin ise yüzde 32 düştüğünü ortaya koydu. Çalışmanın eş lideri Dr. Tammy Horton, bu verilerin modern madencilik makinelerinin etkilerine dair en kapsamlı veri setini sunduğunu belirtti. Dr. Adrian Glover, Uluslararası Deniz Yatağı Otoritesi’nin koruma alanı olarak belirlediği bölgelerde bile hangi türlerin yaşadığına dair bilgilerin büyük ölçüde belirsiz olduğunu vurgulayarak, potansiyel madencilik faaliyetlerinin biyoçeşitlilik kaybı riskinin boyutlarının hala bilinmediğini ifade etti. Elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji teknolojileri için gerekli olan mangan, nikel ve kobalt gibi metallerin talebinin artması, birçok ülkenin derin deniz madenciliğini yeni bir kaynak olarak görmesine sebep oldu. Ancak bu çalışma, deniz tabanındaki hassas yaşamın tehdit altında olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.