DÜNYA
Yayınlanma : 23 Ocak 2026 08:03

Denizin ortasında 100 bin kişilik yüzen şehir: Kendi kendine yeten yaşam alanları

Denizin ortasında 100 bin kişilik yüzen şehir: Kendi kendine yeten yaşam alanları
Blue Estate ve Oceanix, denizde 100 bin kişilik yüzen şehir projeleri geliştiriyor. Bu şehirler, kendi kendine yeten yaşam alanları sunmayı hedefliyor.

Blue Estate ve Oceanix gibi küresel girişimlerin öncülüğünde hayata geçirilen projeler, denizin ortasında kurulacak yüzen şehirlerin en ilginç yönlerinden biri, bunların herhangi bir ülkenin toprağı olarak kabul edilmemesi.

SEASTEADING YAKLAŞIMI

Bu konsept, 'seasteading' olarak adlandırılıyor ve yüzen kentlerin uluslararası sularda konumlanarak kendi yönetim modellerini oluşturmasını hedefliyor. Proje yetkilileri, bu şehirlerin sadece iklim krizi için bir barınma çözümü değil, aynı zamanda yeni ekonomik ve yönetsel sistemlerin test edileceği alanlar olacağını vurguluyor.

GÜVENLİK VE ENERJİ ÇÖZÜMLERİ

Yüzen şehirlerin güvenliğini sağlamak için ileri mühendislik çözümleri geliştirilmekte. Yüksek dayanımlı beton modüllerden oluşan platformlar, deniz tabanına esnek bağlantılarla bağlanıyor. Böylece tsunami ve fırtına gibi doğa olaylarında dalga enerjisi emilerek, şehir içindeki hareket en aza indiriliyor. Enerji ihtiyacının tamamen güneşten karşılanması planlanırken, içme suyu ise deniz suyunun arıtılmasıyla elde edilecek. Tasarımcılar, bu şehirlerin karbon ayak izinin neredeyse sıfır olacağını ve kendi kendine yeten yaşam alanları sunacağını belirtiyor. Yüzen şehirlerde konut sahibi olmak ilk bakışta zor görünse de fiyat aralığı geniş. Küçük stüdyo dairelerin yaklaşık 25 bin dolardan başladığı, ultra lüks malikanelerin ise 1 milyar dolara kadar çıkabildiği ifade ediliyor.