EKONOMİ
Yayınlanma : 28 Kasım 2025 15:47

Deprem riski kapıda: Marmara sanayisi İç anadolu'ya taşınmalı mı? ATO'dan çarpıcı çağrı!

Deprem riski kapıda: Marmara sanayisi İç anadolu'ya taşınmalı mı? ATO'dan çarpıcı çağrı!
ATO Başkanı Gürsel Baran, deprem riski nedeniyle Marmara'daki sanayinin İç Anadolu'ya taşınması gerektiğini savunarak, Gümrük Birliği modernizasyonu ve Türkiye'nin büyüme verilerini değerlendirdi.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Marmara Bölgesi'ndeki sanayi tesislerinin, olası bir deprem felaketine karşı daha güvenli olan İç Anadolu Bölgesi'ne kaydırılması gerektiğini vurguladı.

SANAYİNİN YENİ ADRESİ İÇ ANADOLU OLABİLİR

ATO'nun 29. Dönem Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda konuşan Baran, İstanbul ve çevresinde yoğunlaşan sanayinin, Ankara merkezli İç Anadolu'ya taşınmasının hem sektörün sürdürülebilirliği hem de üretim güvenliği açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Marmara'daki bir depremin tüm bölgeyi derinden etkileyebileceğine dikkat çeken Baran, Türkiye'nin GSYİH'sinin önemli bir kısmının üretildiği İstanbul'un yüksek deprem riski altında olduğunu hatırlattı. Baran, "Marmara Bölgesi'ndeki sanayi tesislerini, Ankara merkezde olacak şekilde, İç Anadolu Bölgemize taşıyalım. Ankara'mız sanayi bölgeleriyle, yetişmiş insan gücüyle, altyapısıyla, çevresindeki il ve ilçelerle sanayinin kalbi olmaya hazır bir şehirdir." diyerek Ankara'nın bu potansiyeline işaret etti.

GÜMRÜK BİRLİĞİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

Üretim merkezlerinin Ankara ve çevresine taşınmasının, İstanbul'un üzerindeki ekonomik ve sosyal baskıyı hafifleteceği de konuşulanlar arasındaydı. Ayrıca, gündemde olan Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Baran, bu modernizasyonun Türkiye için sadece bir ticaret anlaşması güncellemesi olmadığını, aynı zamanda yatırımı güçlendirecek, ihracatı artıracak ve yeşil dönüşümü hızlandıracak bir adım olacağını belirtti. Baran, bu süreçten Avrupa Birliği'nin de fayda sağlayacağını ekledi.

DÜNYA EKONOMİSİNDE YENİ DENGELER VE TÜRKİYE'NİN BÜYÜMESİ

Baran, küresel ekonominin bir geçiş sürecinde olduğunu, jeopolitik dengelerin hızla değiştiğini, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini ve dijitalleşme ile yeşil dönüşümün rekabeti yeniden tanımladığını vurguladı. Bu dinamik ortamda Türkiye'nin büyüme eğilimini sürdürdüğünü belirten Baran, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılının ikinci çeyreğinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yıllık bazda yüzde 4,8 gibi piyasa beklentilerinin üzerinde bir büyüme kaydettiğini hatırlattı. Bu olumlu gelişmenin, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'nın yıl sonu büyüme tahminlerini de yükseltmesine yol açtığını sözlerine ekledi. IMF'nin tahminini yüzde 2,7'den 3'e, Dünya Bankası'nın ise yüzde 3,1'e çıkardığını belirtti.