İstanbul Zeytinburnu sahilinde cansız bedenleri bulunan Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler'in trajik ölümlerinin ardından, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği ile avukatlarının korkunç manipülasyonları ortaya çıktı. Baba tarafından istismara uğrayan küçük Hifa İkra'nın Aile Bakanlığı koruması altına alınmasını engellemek için her yola başvuran dernek ve avukatlar, hem çocuğun tedavisini sabote etti hem de annesi Fatma Nur Çelik'i 'Devlet çocuğuna el koyacak' diyerek korkutarak intihara sürükledi.
KÜÇÜK HIFA'NIN İSTİSMAR TRAJEDİSİ
Olaylar 2021 yılına uzanıyor. Hifa İkra Şengüler, 3 yaşındayken babası Ayhan Şengüler'in cinsel istismarına maruz kaldı. Bir doktorun tespitiyle başlayan süreçte İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi'nde dava açıldı ve Aile Bakanlığı müdahil oldu. İlk davada takipsizlik kararı verilse de bakanlığın itirazıyla dosya yeniden açıldı. Mahkeme, 1 Mart 2022'de küçük Hifa için sağlık tedbiri kararı aldı ve çocuk Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kontrol altına alındı. Ancak anne Çelik, kızını planlanan oyun terapilerine götürmedi ve gerekli sağlık tedbirlerini almadı.
HASTANEDEN KAÇIŞ VE DERNEĞİN MANİPÜLASYONU
Aralık 2025'te çocuğun iştahsızlığı nedeniyle yeniden devreye giren sağlık birimleri, Hifa İkra'yı Koç Üniversitesi Hastanesi'ne yatırdı. Serum ve nazogastrik tüple beslenme tedavisi başlatıldı. Gözle görülür iyileşme başlayan çocuk, annesiyle birlikte psikiyatrik tedaviye yönlendirildi. Ancak anne Çelik, 25 Şubat'ta çocuğun damar yolunu ve NG tüpünü çıkararak hastaneden izinsiz ayrıldı. Bu kritik anda devreye giren Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği, Aile Bakanlığı'nın Ankara Etlik Şehir Hastanesi'ne nakil hazırlıklarını anneye 'Bakanlık kızına el koyacak' diyerek aktararak panikletti. Anne, bu manipülasyonla kızını tedavi sürecinden tamamen kopardı.
İNTİHAR MESAJI VE AVUKATIN İHMALİ
Aile Bakanlığı ekipleri her gün anne ve çocuğu ziyaret ederek ikna etmeye çalışsa da dernek ve avukatların 'Deli teşhisi koyup çocuğu alacaklar' korkutmasıyla tedavi reddedildi. Çocuğun sağlığı kötüleşince bakanlık 2 Mart 2026'da Acil Koruma Kararı aldı. Ekipler eve gittiğinde anne ve çocuk evde yoktu. İntihar ettiği gün saat 14.30'da dernek avukatı Serenay Yaman'a 'Bunların eline kalmaktansa ölmeyi tercih ederim' mesajı gönderen Çelik'in yardım çığlığına rağmen avukat ne polise haber verdi ne de acil önlem aldı. Mesajlar ancak 18.30'da bakanlığa ulaştırıldı. Saat 20.51'de Kennedy Caddesi'ne taksiyle giden anne, kızıyla birlikte denize atlayarak hayatına son verdi.



