BİLİM VE TEKNOLOJİ
Yayınlanma : 17 Ocak 2026 11:04

Dijital Tehlike: Sosyal medya, ergenliği erkene çekiyor, müstehcenlik normalleşiyor

Dijital Tehlike: Sosyal medya, ergenliği erkene çekiyor, müstehcenlik normalleşiyor
Sosyal medya platformlarındaki müstehcen içerikler, çocuklarda erken ergenliğe ve algı bozukluklarına yol açıyor. Uzmanlar, bu durumun fiziksel ve ruhsal gelişimi olumsuz etkilediğini, beden algısı sorunlarına ve toplumsal değerlerin aşınma

Sosyal medya platformları, denetimdeki boşluklar ve artan içerik yoğunluğuyla çocuklar için büyük riskler barındıran bir 'dipsiz kuyuya' dönüşmüş durumda. TikTok, YouTube, Instagram ve X gibi mecralarda giderek daha görünür hale gelen müstehcen içerikler, özellikle gelişim çağındaki çocukların algı dünyasını erken yaşta etkileyerek sağlıklı gelişimi tehdit ediyor.

SANAL MEDYADA ÇIPLAKLIK VE MÜSTEHCENLİK TARTIŞMASI BÜYÜYOR

CNN Türk'e konuşan Prof. Dr. Oytun Erbaş, "Sanal medyada çıplaklık ve müstehcenlik normalden daha öte bir seviyede" diyerek, platformların takipçi kazanma ve etkileşim artırma çabasıyla sınırları aştığını belirtti. Erbaş'a göre X, TikTok ve YouTube gibi platformlar, suç, müstehcenlik ve sapıklığın yayıldığı mecralar haline gelmiş durumda. Bu durumun, beyin gelişimini erkene çekerek ergenliğin de daha erken başlamasına yol açtığını vurgulayan Erbaş, erken ergenliğin boy kısalması gibi fiziksel etkilere neden olabileceğini ifade etti. Son 100 yılda ergenliğin bir yıl geriye gittiğini ve bu sürecin hızlanmasında cinsel serbestlik, teşhircilik ve sanal medyanın büyük rol oynadığını söyledi.

ERKEN ERGENLİK VE BÜYÜMEYE ETKİLERİ

Psikolog Aysu Çelenoğlu, çocukların sürekli çıplaklık ve açıklık görüntülerine maruz kalmasının bu durumu normalleştirdiğini ve özgüvenle ilişkilendirmesine yol açabildiğini belirtti. Ancak, sosyal medyada filtrelenmiş beden algısının, gençlerde depresyon, beden algısı bozuklukları ve yeme bozuklukları gibi ciddi ruhsal sorunlara neden olabileceğini vurguladı. Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise, gençlerin toplum içinde kabul görme arzusuyla sanal medyada gördüklerini taklit etme eğiliminde olduğunu, bunun da özellikle X, TikTok ve YouTube gibi platformlarda görüldüğünü dile getirdi. Kırık, yurt dışı menşeli bu platformlarda gençlerin birbirlerinin müstehcen fotoğraflarını paylaşmasının ciddi ruhsal travmalara yol açabileceğine dikkat çekti. Ebeveynler, çocuklarının sosyal medyada karşılaştığı müstehcen içeriklerin kontrolsüzce karşılarına çıkmasından endişe duyuyor. Prof. Dr. Oytun Erbaş, çocukların müstehcenlik gördükçe daha fazlasını istemeye başladığını, bunun da zorbalıkların artmasına ve estetik cerrahiye yönelime neden olduğunu söyledi. Ayrıca, filtreli gerçeklik algısının çocuklarda bedenleriyle sorunlu bir nesil yaratabileceğini ve anne babalarını küçümseme eğilimini tetikleyebileceğini belirtti. Uzmanlar, sosyal medyadaki cinsellik temalı paylaşımların çocukların algısını bozduğunu, mahremiyet kavramını zayıflattığını ve toplumsal değerleri aşındırdığını vurguluyor.