GÜNDEM
Yayınlanma : 10 Aralık 2025 05:05

Doğurganlık alarm veriyor: Türkiye nüfusunu yenileme eşiğinin çok altında kalıyor

Doğurganlık alarm veriyor: Türkiye nüfusunu yenileme eşiğinin çok altında kalıyor
Türkiye'de doğurganlık hızı 1,48'e gerileyerek nüfusun kendini yenileme seviyesinin altına düştü. Uzmanlar, bu durumun iş gücü, sosyal güvenlik ve yaşlı nüfus oranları üzerinde ciddi etkileri olacağı konusunda uyarıyor.

Uzmanlar, Türkiye'deki doğurganlık hızındaki düşüşün uzun vadede sadece nüfus artışını yavaşlatmakla kalmayıp, iş gücü azalması, sosyal güvenlik sistemine ek yük, artan sağlık ve bakım harcamaları gibi ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.

DOĞURGANLIK HIZINDA KESİNTİSİZ DÜŞÜŞ

TÜİK verilerine göre, Türkiye'de doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38 iken, 2014'ten bu yana sürekli bir düşüş göstererek 2024 itibarıyla 1,48'e geriledi. Bu oran, nüfusun kendi kendini yenileyebilmesi için gereken 2,1 seviyesinin oldukça altında yer alıyor. TÜİK Başkan Yardımcısı Furkan Metin, doğurganlık hızının 1,4'e düşmesinin "yüksek alarm" anlamına geldiğini belirtti. Mevcut eğilimin devam etmesi halinde, Türkiye'nin yaklaşık 40 yıl içinde ortalama yaşın 45'in üzerine çıktığı, "çok yaşlı ülkeler" kategorisinde kalıcı hale gelebileceği öngörülüyor.

TOPLUMSAL VE EKONOMİK ETKİLER DERİNLEŞİYOR

Doğurganlıktaki bu gerileme, yalnızca nüfus artış hızını değil, aynı zamanda iş gücü yapısını, sosyal güvenlik sistemlerini ve sağlık ile bakım harcamalarını da doğrudan etkileyecek. Önümüzdeki 25 yıl içinde yaşlı nüfus oranının yüzde 25'in üzerine çıkması beklenirken, yalnız yaşayan kişi sayısındaki artış da dikkat çekiyor. SÜ Deniz Harp Okulu Dekanı Prof. Dr. Cemalettin Şahin, nüfus krizinin son 20 yıldır sürdüğünü ve geçmişte nüfusu azaltmaya yönelik politikaların uygulandığını hatırlattı. Şahin, bugün gelinen noktada tarımdan sanayiye pek çok alanda insan gücü sıkıntısı yaşandığını ve konut mimarisinden eğitim sürelerine kadar köklü değişiklikler yapılması gerektiğini vurguladı.