2000'li yılların başında, AIDS dünya çapında milyonlarca can alırken, Hindistan'dan gelen bir teklif her şeyi değiştirdi. Cipla adlı ilaç şirketi, HIV tedavisini yıllık sadece 350 dolara, yani günde yaklaşık 1 dolara sunarak, tedaviyi ulaşılamaz olmaktan çıkardı. Bu hamle, özellikle Afrika'da 25 milyondan fazla insanın hayatını kurtaran ABD'nin PEPFAR programı gibi girişimlerin önünü açtı ve HIV ilaçlarının maliyetini düşürdü. Hindistan, 'dünyanın eczanesi' olma yolunda bilinçli adımlar atarak, küresel muadil ilaç pazarının bel kemiği haline geldi.

PATENT DEVRİMİ VE HİNDİSTAN'IN YÜKSELİŞİ
Hindistan'ın bu başarısının ardında, 1970'lerde benimsediği ve sadece üretim sürecine patent veren benzersiz bir patent yasası yatıyordu. Bu, şirketlerin tersine mühendislikle mevcut ilaçları üretmesine olanak tanıdı. 1984'te ABD'de kabul edilen Hatch-Waxman Yasası ve 2001'de Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) başlattığı ön yeterlilik programı, Hint muadillerinin küresel pazara girişini kolaylaştırdı. 2005'te Hindistan, 'anlamlı inovasyon' kuralını getirerek, şirketlerin küçük değişikliklerle patent sürelerini uzatmasını (evergreening) engelledi. İsviçreli ilaç devi Novartis'in 2013'te kaybettiği dava, bu sistemin dayanıklılığını kanıtladı.

KALİTE KRİZİ VE ÖLÜMCÜL SONUÇLAR
Ancak, Hindistan'ın bu hakimiyeti bir bedelle geldi. Son yıllarda, kontamine Hint yapımı öksürük şurupları Gambiya ve Özbekistan'da 140'tan fazla çocuğun ölümüne yol açtı. 2022'de DSÖ, bu olayların ardından küresel uyarılar yayınladı. Uzmanlar, Hint ilaç endüstrisinin iki yönlü bir sistem işlettiğini iddia ediyor: biri yabancı denetimler için hazırlanmış fabrikalar, diğeri ise daha düşük standartlarda üretim yapan ve Hindistan ile yoksul ülkelere hizmet veren tesisler. Denetimlerde tespit edilen eksikliklere rağmen, cezaların genellikle hafif ve idari olduğu belirtiliyor.

GELECEĞİN BELİRSİZLİĞİ VE KÜRESEL ETKİLER
Hindistan şu anda bir dönüm noktasında. Batılı ilaç şirketleri gelirlerinin yaklaşık %20'sini Ar-Ge'ye harcarken, Hint şirketlerinde bu oran %7 civarında. 2024'te, Novartis'in tek bir ilacının geliri, Hindistan'ın en büyük ilaç şirketi Sun Pharma'nın tüm küresel gelirini geçti. Uzmanlar, Hindistan'ın kalite krizini çözüp yeni bilime yatırım yapamaması halinde, 'dünyanın eczanesi' olarak konumunu kaybederek 'dünün ilaçlarının eczanesi' haline gelebileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, özellikle HIV tedavisi gibi hayati ilaçlara bağımlı olan yoksul ülkeleri derinden etkileyebilir.


