Adalet Bakanlığı'nın ünlü seks suçlusu Jeffrey Epstein'a bağlı yeni belgeleri yayınlamasının ardından, bu dosyaları inceleyen gazeteciler Epstein'ın Silikon Vadisi ile kapsamlı bağlantılarını ortaya çıkardı. TechCrunch muhabiri Sean O'Kane, David Stern adlı gizemli bir iş insanının Epstein ile nasıl bir ilişki kurduğunu ve ona Faraday Future, Lucid Motors ve Canoo dahil olmak üzere birden fazla elektrikli araç girişimine yatırım teklif ettiğini inceledi.
ELEKTRİKLİ ARAÇ PATLAMASININ GÖLGEDEKİ YÜZÜ
O'Kane, özellikle 10 yıl önceki dönemde Çinli yatırımcıların elektrikli araç sektörüne büyük ilgi gösterdiğini belirtiyor. O zamanlar Çinli yatırımcılar ve devlete ait otomobil üreticileri, Silikon Vadisi girişimleri gibi görülmek istiyordu ve bu nedenle ABD'ye gelerek şirketlere yatırım yapıyor veya Silikon Vadisi'nde ofisler açıyorlardı. Bu ortamda, uzun süredir takip ettiği birçok şirketin ortaya çıktığını, ancak bunların nasıl finanse edildiğine dair tam bir resmin hiçbir zaman olmadığını ifade ediyor.
CANOO'NUN GİZEMLİ YATIRIMCILARI
Özellikle şu anda iflas etmiş ve faaliyetlerini durdurmuş olan Canoo adlı şirketin, belki de en gizemli yatırımcı portföyüne sahip olduğu ortaya çıktı. Şirket 2018'in başlarında gizlilik perdesini araladığında yatırımcıları konusunda şeffaf değildi. Yatırımcıların kimlikleri, ancak şirketin üst düzey yöneticileri arasında çıkan bir dava sonucunda ortaya çıktı. Bu yatırımcılar arasında Çin'de eski bir üst düzey CCP yetkilisinin damadı, Tayvan'dan dev bir elektronik magnatı ve üçüncü kurucu yatırımcı olarak Alman iş insanı David Stern yer alıyordu.
EPSTEIN İLE YATIRIM PAZARLIKLARI
Dosyaların daha fazla açıklanmasıyla birlikte Stern'in Prens Andrew ile yakınlığı dikkat çekti ve bu da Epstein'a olan yakınlığa işaret etti. Stern'in yaklaşık bir buçuk yıl içinde Epstein'a Faraday Future'a yüz milyonlarca dolar yatırım yapması, Lucid Motors'taki %30'luk hisseyi satın alması ve Canoo'ya yatırım yapması için teklifler götürdüğü görüldü. Epstein bu şirketlerin hiçbirine yatırım yapmamış olsa da, Stern'in 2008'de Epstein'a yaklaşarak Çin'e yatırım yapma teklifiyle başlayan ve zamanla çok yakın bir ilişkiye dönüşen on yıllık ilişkisi ortaya çıktı. E-postalardan anlaşıldığı kadarıyla Epstein ve Stern'in asıl amacı şirket kurmak veya uzun vadeli yatırım yapmak değil, en hızlı şekilde en fazla parayı kazanmaktı.



