Ermenistan'da Başbakan Nikol Paşinyan yönetimi ile Ermeni Apostolik Kilisesi arasındaki gerilim giderek tırmanıyor. Hükümet, kilisenin siyaset üzerindeki etkisini eleştirirken, kilise ise Paşinyan'ı ulusal değerleri zayıflatmakla suçluyor. Özellikle dış politika, 2. Karabağ Savaşı sonrası süreç ve iç reformlar konularında taraflar arasında keskin görüş ayrılıkları bulunuyor.
PAŞİNYAN'DAN KİLİSEYE SERT ELEŞTİRİLER
Başbakan Paşinyan, kilisenin siyasi süreçlere doğrudan müdahil olmaması gerektiğini savunarak devlet ile din işlerinin ayrılığına vurgu yapıyor. Paşinyan'a yakın isimler, kilisenin muhalefetle birlikte hareket ederek hükümete karşı kamuoyu oluşturmaya çalıştığını iddia ediyor. Paşinyan, kiliseyi "devlet işlerine karışmak" ve "iktidarı ele geçirmeye çalışmakla" suçlarken, kilise de Paşinyan'ı 2. Karabağ Savaşı sonrasında Azerbaycan'a taviz vermekle itham ediyor.
KATOLİKOS II. GAREGİN'İN LİDERLİĞİ TARTIŞMALI
Paşinyan, Ermeni Apostolik Kilisesi'nin ruhani lideri Katolikos II. Garegin'in bekarlık yeminini bozarak çocuk sahibi olduğunu öne sürerek, bu nedenle onun ruhani lider olamayacağını savunuyor. Hükümet, 2025'te açıkladığı ve kilisede reformları öngören planı hayata geçirmeye çalışıyor. Bu plana göre, Katolikos makamı II. Garegin'den alınarak yerine vekil atanacak ve kilise için belirlenecek yeni kurallar onaylanana kadar Katolikos seçimi yapılmayacak.
GERİLİM TOPLUMSAL HAYATA DA YANSIDI
Hükümet ile kilise arasındaki kriz, Ermenistan'ın toplumsal ve dini hayatına da etki ediyor. Noel kutlamaları ve ayinler, kilise ve hükümet tarafından ayrı ayrı düzenlendi; Paşinyan ve destekçileri Erivan'da, Katolikos II. Garegin ve yandaşları ise Eçmiadzin'de kutlamalar yaptı. Ayrıca, bazı eyaletlerin başpiskoposlarının geçen yıl hükümeti yasa dışı yollarla devirmeyi planlamakla suçlanarak tutuklanması, kilise çevrelerince "baskı ve sindirme" olarak değerlendirilirken, hükümet yetkilileri işlemlerin hukuki çerçevede yürütüldüğünü belirtiyor. Paşinyan, 5 Ocak 2026'da II. Garegin'i desteklemeyen din adamlarıyla bir araya gelerek reform sürecini görüştü ve bu toplantı sonrasında bir koordinasyon konseyinin kurulması kararlaştırıldı.



