Amerika'nın Sesi (VOA) radyosuna konuşan eski ABD Büyükelçisi Matthew Jeffrey, ABD'nin Suriyeli Kürtlerle olan ilişkisinin doğasına dair önemli açıklamalarda bulundu. Jeffrey, Barack Obama yönetiminden bu yana ABD'nin Kürtlere, bir Kürt bölgesini zamanla destekleyeceğine dair bir taahhütte bulunmadığını ve onları DEAŞ, Esad rejimi, Rusya ve İran gibi güçlere karşı askeri olarak savunmayacağını açıkça belirttiğini ifade etti.
DEAŞ'la Mücadele Taktiksel Bir Ortaklıktı
Jeffrey'ye göre, ABD'nin Kürtlerle olan ilişkisi, DEAŞ'ı yok etmek amacıyla geçici, taktiksel ve ortak çıkarlara dayalı bir alışverişten ibaretti. Bu ilişkinin, Kürtleri Suriye muhalefetine veya yeni kurulacak bir Suriye hükümetine karşı savunmayı asla kapsamadığını vurguladı. ABD'nin Suriye politikasının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararına dayandığını ve bu kararın adımlarının Ahmed Şara liderliğindeki Suriye geçici hükümeti tarafından uluslararası toplumun desteğiyle uygulandığını kaydetti.
ABD, İki Farklı Ortakla Çalıştı
Eski diplomat, Washington'ın 2254 sayılı karara bağlılığını defalarca Suriyeli Kürtlere ilettiğini hatırlatarak, Ahmed Şara'nın DEAŞ'a karşı uluslararası mücadeleye katılma iradesini göstermesiyle birlikte Suriye'deki ortaklarının Ahmed Şara ve DSG olmak üzere ikiye çıktığını söyledi. Jeffrey, İsrail dışındaki tüm bölge ülkelerinin Suriye'nin birleşmesi gerektiğine inandığını ve Şam'ı desteklediğini, ABD'nin de Ahmed Şara ile iş birliği yaparak aynı politikayı desteklediğini ekledi.
Şiddeti Önlemek İçin Yoğun İletişim
Jeffrey, ABD'li yetkililerin, Rojava'da Şam hükümetine bağlı birimlerin SDG güçlerine başlattığı saldırılar üzerine şiddeti önlemek amacıyla Suriyeliler ve Türklerle "çok aktif" bir iletişim halinde olduğunu belirtti. Jeffrey, Kürtlerin katledilmemesi ve güçlerin Haseke'deki Kürt bölgelerine girmemesi için başkanlar arasında doğrudan telefon görüşmeleri yapıldığını ve bu durumun devam ettiğini sözlerine ekledi. ABD'nin bu yönde çalıştığını değerlendirdi.



