DÜNYA
Yayınlanma : 13 Ocak 2026 17:37

Eski devlet başkanı için idam talebi: 'Ayaklanmanın elebaşı

Eski devlet başkanı için idam talebi: 'Ayaklanmanın elebaşı
Güney Kore eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol için savcılık, 'ayaklanmanın elebaşı' olduğu gerekçesiyle idam cezası talep etti. Mahkemenin kararını Şubat'ta açıklaması bekleniyor.

Güney Kore eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol'un yargılandığı sıkıyönetim davasında sona yaklaşıldı. Yoon'un 'ayaklanmaya liderlik etme' suçlamasıyla hakim karşısına çıktığı davanın son duruşması Seul Merkez Bölge Mahkemesi'nde gerçekleşti. Savunma ekibi, sıkıyönetim ilanının başkanlık yetkileri kapsamında olduğunu ve yargı denetimine tabi olmadığını savunarak iddianamenin reddedilmesi gerektiğini ifade etti.

SAVCILIKTAN ŞOK İDAM TALEBİ

Özel Savcı Cho Eun-suk liderliğindeki soruşturma ekibi, Yoon'un sıkıyönetimi yargı ve yasama organlarının kontrolünü ele geçirmek ve iktidarını sürdürmek için kullandığını, bu yolla anayasayı ihlal ettiğini vurguladı. Savcılık, Yoon'un 'ayaklanmanın elebaşı' olduğunu kaydederek idam cezası talep ettiğini açıkladı. Mahkemenin nihai kararını Şubat ayında vermesi bekleniyor.

GÖREVDEN ALINMA VE TUTUKLANMA SÜRECİ

Dönemin Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024'te 'muhalefetin devlet aleyhinde faaliyetlerde bulunduğu' iddiasıyla sıkıyönetim ilan etmişti. Ulusal Meclis bu nedenle Yoon hakkında azil süreci başlatmış, yetkileri askıya alınan ve tutuklanan Yoon, Anayasa Mahkemesi'nin azil kararını onamasıyla resmen görevden alınmıştı. Yoon, sıkıyönetim ilanının başkanlık yetkilerinin meşru kullanımı olduğunu savunmuştu.

DAHA ÖNCE 10 YIL HAPSİ İSTENMİŞTİ

Özel Savcı Cho Eun-suk liderliğindeki ekip, daha önce Yoon'un 'adaleti engelleme' suçundan yargılandığı davada 10 yıl hapis cezası talep etmişti. İddianamede, Yoon'un geçen yıl Ocak ayında müfettişlerin gözaltına almasını engellediği ve sıkıyönetim planının gözden geçirilmesi için düzenlenen toplantıya çağrılmayan 9 kabine üyesinin haklarını ihlal ettiği belirtilmişti. Ayrıca, sıkıyönetim yürürlükten kaldırıldıktan sonra revize edilmiş bir bildiri hazırlayıp imha ettiği iddia edilmişti.