GÜNDEM
Yayınlanma : 23 Ocak 2026 18:41

Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri 555 yıllık ilim yolculuğunu kutluyor

Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri 555 yıllık ilim yolculuğunu kutluyor
Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreselerinin 555. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen panelde, Fatih'in İstanbul'u bir ilim şehri yapma vizyonu ve bu köklü mirasın günümüzde Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ile nas

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreselerinin kuruluşunun 555. yılı dolayısıyla düzenlenen panelin açılışında konuştu. Şimşek, Fatih Külliyesi ve Sahn-ı Seman Medreselerinin, Fatih Sultan Mehmet Han'ın ilme verdiği önceliğin en somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Bu yıl, söz konusu anlayışın hayata geçtiği ilk adımın 555. yılına ulaşıldığını belirten Şimşek, "Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı'nın ilim ve hikmet üzerine inşa ettiği bu külliyeyle başlayan yolculuk, bugün Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ile devam etmektedir." dedi.

FATİH'İN VİZYONU: İSTANBUL'U İLİM ŞEHRİ YAPMAK

Panelin ilk oturum başkanı Prof. Dr. Fahameddin Başar, Fatih Sultan Mehmet Han'ı diğer hükümdarlardan ayıran temel özelliğin fetih anlayışı olduğunu ifade etti. Başar, "Fatih Sultan Mehmet Han için asıl fetih, fethedilen beldeyi imar etmek, şenlendirmek ve yaşanabilir kılmaktı." değerlendirmesinde bulundu. Prof. Dr. Suphi Saatçi ise İstanbul'un fethiyle şehrin Osmanlı Devleti'nin ve İslam dünyasının merkezi haline geldiğini belirterek, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u sadece bir yönetim merkezi değil, aynı zamanda bir ilim ve hikmet şehri olarak tasarladığını söyledi.

VAKIF MEDENİYETİNİN PRATİĞE YANSIMASI

Vakıflar Genel Müdürlüğü Meclis Üyesi Mevlüt Çam, vakıfların medeniliği teoriden pratiğe taşıyan kurumlar olduğunu vurguladı. Çam, Fatih Sultan Mehmet'in vakfiyesinde İstanbul'a dair dört temel hedef ortaya koyduğunu belirtti: İlim ehli, sanayi ve meslek erbabını İstanbul'a toplamak, şehri yaşanabilir, medeni ve modern hale getirmek, İstanbul'u bir ilim ve ulema merkezi yapmak ve aklı rahat, gönlü dingin nesiller yetiştirmek. Doç. Dr. Eyüp Sabri Kala da Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nin, 1471 tarihli Fatih Sultan Mehmet Han Vakfiyesi'ndeki eğitim şartları esas alınarak kurulduğunu ve vakfiyedeki eğitim kurumlarının temelinin 1471 yılına dayandığını ifade etti.

SAHN-I SEMAN'DAN GÜNÜMÜZE İLİM MİRASI

Panelin ikinci oturumunda Sahn-ı Seman Medreseleri ele alındı. Prof. Dr. Mehmet İpşirli, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nin, Sahn-ı Seman Medreselerinin günümüzdeki temsilcisi olduğunun sağlam delillere dayandığını ve bu devamlılığın Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tescil edildiğini söyledi. Prof. Dr. Fahri Unan, medreselerde esas olanın bina değil, müderris olduğunu belirterek, "Ücra bir köşedeki medresede bile olsa, eğer müderrisi güçlü bir ilim adamıysa, o medrese kıymet kazanır." dedi. Doç. Dr. Abdurrahman Atçıl ise Sahn-ı Seman Medreselerinin, İslam dünyasının ilmi geleneği içinde önemli bir kırılmaya işaret ettiğini ve vizyonu itibarıyla yeni bir çağ açan bir kurum olduğunu vurguladı.