İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırım, sağlık sistemini neredeyse tamamen çökertirken, Yeryüzü Doktorları Derneği bünyesinde görev yapan hekimler, bölgedeki insanlık dramını gözler önüne serdi. Şifa Hastanesi'nde görevli acil tıp hekimi Mustafa Abdulaziz Hana, sınırlı imkanlara rağmen yaralı ve hastalara müdahale etmeye çalıştıklarını belirtti. Ailesiyle birlikte Gazze'de yaşayan Hana, "Onlardan uzak kalmak zor olsa da mesleki ve insani sorumluluk duygum görevime devam etmemi sağladı" dedi. Savaşın çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerine de dikkat çeken Hana, travma, korku, alt ıslatma ve uyku bozukluklarının sıkça görüldüğünü vurguladı.
HAYATİ KARARLAR ALMAK ZORUNDAYIZ
Hana, Gazze'de yaşananların büyük bir insani felaket olduğunu ve günlük hayatın bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü söyledi. Özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlıların en çok etkilenen gruplar olduğunu belirten Hana, çevre kirliliği, yetersiz beslenme ve antibiyotik sıkıntısı nedeniyle nadir hastalıklar ve ağır enfeksiyonların baş gösterdiğini aktardı. İlaç, tıbbi malzeme ve anestezi cihazı eksikliğinin, hekimleri hayati kararlar almak zorunda bıraktığını ifade etti. Hana, meslek hayatında unutamadığı anların başında, bombardımanda ağır yaralanan ve annesini soran bir çocuğun geldiğini, annesinin şehit olduğunu bildiklerini ve bu durumun hafızada derin izler bıraktığını dile getirdi.
HASTA BAŞINDA OKSİJEN TÜPÜ BULAMADIĞIMIZ OLDU
Gazze'de görev yapan 29 yaşındaki pratisyen hekim Bahaa Avad el-Cercevi, çadırlarda yaşayan sivillerin ağır koşullarla karşı karşıya olduğunu ve kemik ağrıları, genel yorgunluk, nezle ve gastroenterit gibi salgın hastalıkların yaygın olduğunu belirtti. İlaç temininde ciddi sıkıntılar yaşandığını ve hastanelerin bina hasarları, kaynak yetersizliği ve uzun çalışma saatleri nedeniyle büyük baskı altında olduğunu söyledi. El-Cercevi, Şifa Hastanesi'nde insülin temin edemedikleri için diyabet krizi geçirip hayatını kaybeden hastalar olduğunu ve oksijen tüpü bulunmadığı için hastaların gözlerinin önünde yavaş yavaş öldüğünü anlatmanın bile çok zor olduğunu ifade etti. Türkiye'nin Gazze'ye gösterdiği insani dayanışmaya da teşekkür eden El-Cercevi, Türkiye ile Gazze arasında tarihsel ve kültürel bağların olduğunu ve Türkiye'nin yardımlar konusunda elinden gelen tüm imkanları seferber ettiğini vurguladı. Öte yandan İsrail'in Refah Sınır Kapısı'ndan bir haftada yalnızca 65 hastanın Mısır'a geçişine izin verdiği ve Gazze'de 4 bini çocuk olmak üzere 22 bin hastanın bölge dışında tedavi olmayı beklediği bilgisi paylaşıldı.



