X platformunun yapay zeka asistanı Grok, son zamanlarda bikini görselleri ve rızasız içerikler nedeniyle eleştiri oklarının hedefi haline gelmişti. Bu durum, bazı ülkelerde Grok'un yasaklanmasına yol açarken, platforma yönelik uyarılar da artış göstermişti. X, gelen tepkiler doğrultusunda harekete geçerek, Grok'un gerçek kişilere ait fotoğrafları cinsel çağrışımlı kıyafetlerle düzenlemesini engelleyen teknolojik önlemleri devreye aldığını açıkladı.
KÜRESEL BASKI ETKİSİ
Bu karar, cinsel içerikli yapay zeka görsellerine yönelik baskının artmasıyla alındı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, X'i yapay zeka aracını kontrol altına alma çağrısında bulunmuştu. İngiliz hükümeti, bu adımın ardından 'haklı çıktık' açıklaması yaparken, düzenleyici kurum Ofcom gelişmeyi 'memnuniyet verici' olarak değerlendirdi. Ancak Ofcom, X'in İngiltere yasalarını ihlal edip etmediğine dair soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.
COĞRAFİ ENGELLEMELERİN UYGULANMASI
X'in bu hamlesi, Kaliforniya Başsavcılığı'nın cinsel içerikli yapay zeka deepfake'lerinin yayılmasıyla ilgili inceleme başlattığını açıklamasından kısa bir süre sonra geldi. X, yeni düzenlemeleri ile birlikte 'bikini, iç çamaşırı ve benzeri kıyafetlerle gerçek kişilere ait görsellerin üretilmesini' belirli coğrafi bölgelerde yasakladığını duyurdu. Ayrıca, Grok üzerinden görsel düzenleme yetkisinin yalnızca ücretli kullanıcılara açık kalmaya devam edeceği vurgulandı.
MUSK'IN TARTIŞMALI GÖRÜŞLERİ
Elon Musk, çıplaklık ayarlarının açık olduğu durumlarda Grok'un yalnızca 'gerçek olmayan yetişkin insanlara' ait üst vücut çıplaklığını üretebilmesi gerektiğini savundu. Musk, bu durumun Amerika'da kabul gören bir standart olduğunu belirtirken, ülkeden ülkeye yasal farklılıklar olabileceğini de ifade etti. Ancak Musk'ın daha önce eleştirileri 'ifade özgürlüğünü kısıtlama' çabası olarak değerlendirmesi ve yaptığı tartışmalı paylaşımlar, tepki toplamıştı. Son dönemlerde Malezya ve Endonezya, Grok'un rıza dışı açık görüntüler üretmesi nedeniyle dil modelini yasaklayan ilk ülkeler oldu. X ve xAI'nin aldığı bu önlemler, küresel düzenleyicilerin baskısının platform politikalarını değiştirdiğini gösteriyor.



