Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İspanya, İngiltere ve Danimarka, Grönland'ın bulunduğu Arktik bölgesindeki güvenliğin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ilkeleri doğrultusunda NATO müttefikleriyle sağlanması gerektiğine dikkat çekti.

DANİMARKA'DAN UYARI
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, olası bir müdahalenin NATO'yu ve II. Dünya Savaşı sonrası kurulan güvenlik düzenini sona erdirebileceği konusunda uyarıda bulundu. Uzmanlar, ABD'nin Grönland'a yönelik olası bir müdahlesinin NATO üzerindeki etkilerini derinlemesine değerlendirdi. Doç. Dr. Murat Aslan, NATO gibi bir ittifak içinde yer alan ülkelerin birbirlerinin toprak bütünlüğüne yönelik taleplerde bulunmasının, ittifakın kuruluş ruhuna ve uluslararası düzene aykırı olduğunu belirtti.
YENİ SAVUNMA YAPILANMALARI GÜNDEME GELEBİLİR
Aslan, Danimarka'nın tek başına Grönland'ı NATO'nun nükleer güvenlik şemsiyesi olmadan koruyamayacağını ifade etti. Ayrıca, ABD Kongresi'nde NATO'dan ayrılma çağrıları yapan senatörlerin varlığının bu tartışmaların ciddiyetini gösterdiğini vurguladı. Böyle bir kırılma durumunda Avrupa Birliği'nin askeri bir kimlik kazanmasının kaçınılmaz hale gelebileceğini ve Fransa ile Almanya öncülüğünde, Türkiye'nin de dahil olabileceği yeni bir savunma yapılanmasının gündeme gelebileceğini ekledi.
TRUMP'IN STRATEJİK HESAPLARI
Prof. Hüsamettin İnaç, NATO'nun Ukrayna-Rusya Savaşı ve Trump'ın olası iktidara dönüşüyle birlikte işlevsiz hale geldiğini savundu. Trump'ın Putin'e yakınlaşması ve Ukrayna'ya desteği geri çekme ihtimalinin NATO'nun çözülme sürecine girdiğinin göstergesi olduğunu ifade etti. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump yönetiminin Grönland'a sahip olmanın ABD'nin ulusal güvenlik önceliği olduğunu vurguladı. Grönland, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana stratejik konumu nedeniyle ABD için büyük önem taşıyor. Özellikle Thule Hava Üssü aracılığıyla ABD, bölgedeki askeri varlığını sürdürüyor ve Kuzey Kutbu ile Atlantik'teki faaliyetleri izleme imkanı buluyor.


