Sanayi devriminden kalma beş günlük çalışma alışkanlığı, dünya genelinde sorgulanıyor. Belçika ve Japonya gibi ülkelerde başlatılan haftada dört gün çalışma uygulamaları, geleneksel iş modellerini sarsıyor. Türkiye'de ise hem Meclis'e gelen yoğun talep hem de özel sektördeki pilot uygulamalar, bu küresel trendin yerel yansımalarını gözler önüne seriyor.

AVRUPA VE ASYA'DAN ÇARPICI ADIMLAR
Belçika, 2022'de dört günlük çalışma haftasını yasal güvence altına alan ilk Avrupa ülkesi oldu. Çalışanlar, 40 saatlik haftalık mesailerini dört güne sıkıştırma seçeneğine sahip. Japonya ise Nisan 2025 itibarıyla devlet memurları için bu uygulamayı hayata geçirdi. Bu adım, düşen doğum oranları ve aşırı çalışmadan ölüm olgusuyla mücadele amacı taşıyor.
TÜRKİYE'DEKİ GELİŞMELER VE TARTIŞMALAR
Türkiye'de 2025 yılında TBMM'ye iletilen dilekçeler arasında, haftada dört gün çalışma talepleri öne çıktı. Hükümetin Orta Vadeli Program'ında, iş-yaşam uyumunu artırmak için çalışma günleri ayarlamasına yönelik pilot uygulama yapılacağı belirtildi. Ancak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, dört gün mesai gibi spesifik bir uygulamanın gündemde olmadığını açıkladı. Öte yandan, Aksa Akrilik şirketi, 200 beyaz yakalı çalışanı için başlattığı dört günlük çalışma haftası denemesini kalıcı hale getirerek Türkiye'de bu modeli benimseyen ilk büyük şirket oldu.
KARŞI ÇIKAN SESLER VE ENGEL
Bu olumlu gelişmelere rağmen, dört günlük çalışma haftası evrensel kabul görmüyor. İspanya'da Çalışma Bakanı Yolanda Díaz'ın haftalık çalışma saatini 40'tan 37,5'e indirmeye yönelik tasarısı, Eylül 2025'te muhalefet ve Katalanların oylarıyla reddedildi. Tasarı, küçük işletmelere ve çiftçilere zarar vereceği gerekçesiyle rafa kaldırıldı.


