SAĞLIK
Yayınlanma : 03 Ocak 2026 15:58

Hasta reddine rağmen mahkûm edilen hekimler için çözüm yolu: Hekimlik Kanunu geliyor

Hasta reddine rağmen mahkûm edilen hekimler için çözüm yolu: Hekimlik Kanunu geliyor
Hastanın kayıtlı reddine rağmen hekimin mahkûm edildiği malpraktis davası, Hekimlik Kanunu ihtiyacını acil hale getirdi. Hekimsen, cezalandırıcı değil eğitici bir taslakla çözüm öneriyor.

Ankara'da, hasta-hekim ilişkisini ve kamu maliyesini derinden etkileyen bir yargı kararı, malpraktis hukukundaki yapısal sorunu bir kez daha gözler önüne serdi. Hastanın prenatal tarama testlerini üç ayrı başvuruda açıkça reddetmesine ve bilirkişi raporunda hekimin kusursuz olduğunun belirtilmesine rağmen, hekimin tazminata mahkûm edilmesi sağlık camiasında büyük endişe yarattı. Bu durum, mevzuat eksikliğinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu.

77 MİLYON TL'LİK TAZMİNAT VE SİSTEMSEL RİSK

AL-KON Konfederasyonu ve Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, incelenen dosyada talep edilen tazminatın yaklaşık 77 milyon TL olduğunu ve bu tutarın dava açma vergisiyle birlikte kamu maliyesi için ciddi bir risk oluşturduğunu açıkladı. Mevcut sistemde, tazminatın ilk aşamada hazineden karşılanıp dava sonucuna göre rücu mekanizmasının işletilmesinin hem kamu kaynaklarını hem de hekimleri baskı altına aldığını vurguladı. Kurban, hekimlerin trafik kazası gibi kazaen durumlarla karşılaştırılamayacak şekilde korunması gerektiğini belirtti.

KAYITLI REDDE RAĞMEN MAHKÛMİYET KARARI

Dosya bilgilerine göre, gebe hasta Down sendromu tarama testlerini açıkça reddetti ve bu red epikriz raporuna işlendi. Kayıtların hem hastane sisteminde hem de Sağlık Bakanlığı veri havuzunda bulunmasına rağmen, mahkeme hekimi mahkûm etti. Uzm. Dr. Kurban, hekimin isteyerek zarar vermediğini, tıbbi uygulamanın hastanın yararı ve etik ilkeler çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti.

KALICI ÇÖZÜM: HEKİMLİK KANUNU TASLAĞI

Adil Kurban, bu tür krizlerin yargı kararlarıyla değil, açık ve güçlü bir Hekimlik Kanunu ile çözülebileceğini belirtti. Hekimsen tarafından hazırlanan taslak, cezalandırıcı değil; kaliteyi, eğitimi ve güvenliği esas alan bir anlayışa dayanıyor. Taslakta, mesleki yetersizlik durumunda doğrudan cezalandırma yerine yeniden eğitim, sertifikasyon ve denetim süreçleri öngörülüyor. Kurban, Sağlık Bakanlığı ile ortak çalışmaya hazır olduklarını ve taslağı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunacaklarını açıkladı.