İşgalci İsrail hükümetinin yakın zamanda aldığı kararlarla Batı Şeria'daki denetimini artırdığı ve El-Halil ile Beytullahim'deki dini mekanlara el attığı belirtiliyor. Bu durum, Mescid-i Aksa'ya yönelik yeni adımların atılacağına işaret ediyor.
İSRAİL'İN TUNELLERİ VE YIKIM ÇALIŞMALARI
Yıllardır Mescid-i Aksa’nın altına tüneller açarak ve baskınlar düzenleyerek Süleyman Mabedi'ni inşa etme çabaları hız kesmeden devam ediyor. İşgalci güç, aldığı “yasal” düzenlemelerle sadece Mescid-i Aksa'ya yönelik bir hamle yapmayı bekliyor. Özellikle Ramazan ayı öncesinde Kudüs’teki güvenlik önlemlerini artıran İsrail, yüzlerce polis ve asker göndererek durumu askerileştiriyor.
BÜYÜK TEHLİKE: HAREM-İ İBRAHİM'DE KURULAN DÜZEN
Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1997'de imzalanan El Halil Anlaşması, kenti Müslümanlar ve Yahudiler arasında ikiye böldü. İsrail, Harem-i İbrahim’i de ikiye bölerek bir kısmını Sinagog’a dönüştürdü. Aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, camiye baskın düzenleyerek El-Halil Polis Şefi’ni görevden uzaklaştırdı. Bu durum, Kudüs’te de benzer adımların atılacağını gösteriyor. Mescid-i Aksa'nın durumu, Ürdün ile yapılan barış antlaşması gereği Ürdün Vakıfları'nın himayesindedir. Ancak İsrail, burada Müslümanların ibadet edebileceği, diğer dinlerin mensuplarının ise sadece ziyaret edebileceği bir statükoyu koruduğunu iddia ediyor. Filistin Vakıflar ve Dini İşler Bakanlığı, ocak ayında Mescid-i Aksa'ya 21 kez baskın düzenlendiğini aktardı. Bu bağlamda, Ben-Gvir liderliğindeki Yahudi yerleşimcilerin Aksa’ya yönelik ihlalleri arttırdığı gözlemleniyor.



