DÜNYA
Yayınlanma : 02 Ocak 2026 16:53

Hollywood yıldızları Clooney ailesi, Fransa'nın seçkin vatandaşlığına kabul edildi

Hollywood yıldızları Clooney ailesi, Fransa'nın seçkin vatandaşlığına kabul edildi
Hollywood yıldızı George Clooney ve eşi Amal Clooney, Fransa'nın prestijine yaptıkları katkılar nedeniyle özel bir statüyle Fransız vatandaşı oldu. Çift, mahremiyet ve yerel ekonomiye katkılarını vurguladı.

Ünlü Hollywood oyuncusu George Clooney ve avukat eşi Amal Clooney, sekiz yaşındaki ikizleriyle birlikte Fransa vatandaşı oldu. Bu özel vatandaşlık hakkı, çiftin Fransa'nın prestijine yaptığı katkılar göz önünde bulundurularak, standart ikamet ve dil yeterliliği şartları esnetilerek verildi.

SEÇKİN VATANDAŞLIK STATÜSÜ KULLANILDI

Clooney ailesi, Fransız Medeni Kanunu'nda yer alan ve nadiren başvurulan "seçkin vatandaşlık" (Citoyen Émérite) statüsü sayesinde bu hakkı elde etti. Hükümet sözcüleri, George Clooney'nin Fransız sinema endüstrisine yaptığı katkılar, küresel kültürel etkisi ve Amal Clooney'nin uluslararası insan hakları savunuculuğu ile Fransa merkezli akademik kurumlarla olan güçlü bağını bu kararın gerekçeleri arasında sıraladı.

MAHREMİYET VE YEREL EKONOMİYE KATKI

Çiftin 2021 yılından bu yana Provence bölgesindeki malikaneleri ve üzüm bağları aracılığıyla yerel ekonomiye sağladığı katkı da vurgulandı. George Clooney, Fransa'yı seçmelerindeki en büyük nedenin mahremiyet olduğunu belirterek, çocuklarının Hollywood'un spot ışıklarından uzakta, sıradan birer çocuk olarak büyüyebilme fırsatı bulduğunu dile getirdi. Fransa'nın katı özel hayatın gizliliği yasaları ve çocukların izinsiz fotoğraflarının çekilmesinin suç sayılması, ailenin Provence'a yerleşmesindeki önemli motivasyon kaynaklarından biri oldu. George Clooney, Fransızca derslerinin zor geçtiğini esprili bir dille kabul etse de, ailenin artık resmi olarak Fransız kimliği taşıması, bu büyük hayat değişiminin en somut adımı olarak kayıtlara geçti. Bu karar, bazı çevrelerce göçmenlik yasalarının sertleştiği bir dönemde "çifte standart" olarak eleştirilirken, ABD'li bazı siyasetçiler tarafından da "politik bir kaçış" olarak yorumlandı.