1974 yılındaki askeri harekatın ardından tamamen sivil yaşama kapatılan bölge, zamanın donup kaldığı bir açık hava müzesine dönüştü.
ZAMANIN DURDUĞU ŞEHİRDE 1974 YILI YAŞANIYOR
Onlarca yıl boyunca dikenli teller ve askeri devriyelerle korunan Maraş, son yıllarda kademeli olarak ziyarete açılsa da, şehrin büyük bir kısmı hala 1974 yılındaki halleriyle duran binalardan oluşuyor. Bölgeye girenler, evlerin ocaklarında bırakılan tencerelerden, açılmamış düğün hediyelerine kadar yarım kalmış binlerce hayatın iziyle karşılaşıyor. Araba galerilerinde hâlâ 1974 model paslı araçlar sergilenirken, mağaza vitrinlerindeki mankenler kırık camların arkasından boş sokakları izlemeye devam ediyor.
SİYASETİN GÖLGESİNDE BELİRSİZ GELECEK
Şehrin boş kalmasıyla birlikte doğa, mimari yapıyı tamamen ele geçirmiş durumda. Bir zamanlar lüks otellerin balkonlarından sarkan sarmaşıklar binayı sararken, turizmin kalbinin attığı plajlar artık sadece deniz kaplumbağalarının güvenli yuvası haline geldi. Birleşmiş Milletler kararlarına göre bölgeye yalnızca eski yasal sahiplerinin yerleşebileceği belirtiliyor. Şehrin geleceği, adadaki siyasi çözümlere bağlı olarak belirsizliğini korurken, Kapalı Maraş'ın sınırlı bir kısmı turistik gezilere açık tutuluyor. Ziyaretçiler için hâlâ katı kuralların geçerli olduğu bölgede, askeri yasaklı alanlara girmek ve izinsiz görüntü almak ciddi yaptırımlara tabi tutuluyor. Hayalet şehir, hem hüzünlü hikayesiyle hem de korunmuş yapısıyla dünyanın en sıra dışı noktalarından biri olmayı sürdürüyor.



