İngiliz hükümet yetkilileri, İran ile yaşanan tansiyonun Hürmüz Boğazı'nı kapatması halinde, gıda sektörünün temel taşı olan karbondioksit gazı tedarikindeki olası kesintilere karşı kapsamlı acil durum planları hazırlıyor. Bu durum, ülkenin bu yaz gıda kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceği endişelerini beraberinde getiriyor.
'TURNSTONE TATBİKATI'NDA ALARMLAR ÇALDI
Hazine ve Savunma Bakanlığı'ndan üst düzey yetkililerin katılımıyla 'Turnstone Tatbikatı' kod adıyla yürütülen gizli çalışmalar, olası bir savaşın İngiliz sanayisi üzerindeki yıkıcı etkilerini detaylı bir şekilde masaya yatırdı. Hükümetin acil durum komitesi Cobra'nın yürüttüğü ve The Times gazetesinin edindiği analizler, Haziran 2026 için hazırlanan 'makul en kötü durum senaryosu'nu merkeze alıyor. Bu senaryo, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam ettiği ve kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşılamadığı varsayımı üzerine kurulu.
GIDA SEKTÖRÜ VE İÇECEKLER TEHLİKEDE
Karbondioksit (CO2) gazının, salata, paketlenmiş et ve fırınlanmış ürünler gibi gıdaların raf ömrünü uzatmadaki kritik rolü göz önüne alındığında, krizden en sert darbeyi tarım ve hizmet sektörlerinin alması bekleniyor. Ülkedeki domuzların büyük çoğunluğunun ve tavukların önemli bir kısmının kesim süreçlerinde bu gazın kullanılması, sektörü daha da savunmasız hale getiriyor. Hükümetin mevcut stoklarının uzun vadeli bir çözüm sunmayacağı ve sektörün elinde yeterli stok bulunmadığı belirtiliyor. Gazın bira gibi içeceklerdeki asit oranını sağlamak için kullanılması, bira fabrikalarını da doğrudan tehdit ediyor. Yetkililer, olası bir kıtlığın FIFA Dünya Kupası ile aynı döneme denk gelmesinden duyduğu endişeyi de dile getiriyor. Genel bir gıda tedarik çöküşü beklenmese de, raflardaki ürün çeşitliliğinin ciddi oranda azalacağı tahmin ediliyor.
HAYATİ SEKTÖRLER ÖNCELİKLİ
Hükümet, karbondioksit arzının çökmesi durumunda hayati tehlikelerin oluşabileceği uyarısında bulunuyor. Bu kapsamda kan üniteleri, organlar ve aşıların soğutulmasında kullanılan kuru buzun yanı sıra, ulusal elektrik arzının sürekliliği için sağlık ve sivil nükleer tesislerin gaz tedarikinde öncelikli olması planlanıyor. En kötü senaryoda, karbondioksit arzının mevcut seviyelerin %18'ine kadar gerileyebileceği öngörülüyor. Bu durumu önlemek adına, fabrikaların diğer üretimlerini durdurarak yalnızca karbondioksit üretimine odaklanmalarını sağlayacak acil durum yasaları ve rekabet hukukunun esnetilmesi gibi formüller tartışılıyor. Başbakan Sir Keir Starmer, hayat pahalılığı endişelerini gidermeye çalıştığını belirtirken, IMF verileri İngiltere'nin G7 ülkeleri arasında en çok olumsuz etkilenecek ülke olduğunu gösteriyor. Starmer, Avam Kamarası'nda yaptığı konuşmada, "Yapabileceğimiz en önemli şey çatışmayı yatıştırmak ve Hürmüz Boğazı'nı açmaktır" dedi.



